Bu adamın soyundan Kur'an okuyan, fakat okun avdan çıktığı gibi İslâm'dan çıkan bir topluluk gelecek.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1064a, Kitap 12, Hadis 188
Türkçe meal

Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Ali (radıyallahu anh) Yemen'de iken Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) toprağından ayrıştırılmamış bir parça altın gönderdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onu dört kişi arasında paylaştırdı: Akra' b. Hâbis el-Hanzalî, Uyeyne b. Bedr el-Fezârî, Kilâb oğullarından Alkame b. Ulâse el-Âmirî ve Nebhân oğullarından Zeydü'l-Hayr et-Tâî. Kureyş öfkelendi ve: “Necd'in ileri gelenlerine verip bizi bırakıyor musun?” dediler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ben bunu ancak onların kalplerini ısındırmak için yaptım” buyurdu.

Bunun üzerine sakalı gür, elmacık kemikleri çıkık, gözleri çökük, alnı çıkık, başı tıraşlı bir adam geldi ve: “Ey Muhammed! Allah'tan kork” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ben O'na isyan edersem Allah'a kim itaat eder? O beni yeryüzü halkına güvenilir kılıyor da siz bana güvenmiyor musunuz?” Sonra adam dönüp gitti. Topluluktan biri —Hâlid b. el-Velîd olduğu sanılıyor— onu öldürmek için izin istedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bunun soyundan bir topluluk çıkacak; Kur'an okuyacaklar, (fakat Kur'an) gırtlaklarını geçmeyecek. Müslümanları öldürecek, putperestleri bırakacaklar. Okun avı delip çıktığı gibi İslâm'dan çıkacaklar. Onlara yetişirsem, Âd kavminin öldürüldüğü gibi onları mutlaka öldürürüm.”

Sahîh-i Müslim 1064a, Kitap 12, Hadis 188

Arapça metin
حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، بْنِ أَبِي نُعْمٍ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ بَعَثَ عَلِيٌّ - رضى الله عنه - وَهُوَ بِالْيَمَنِ بِذَهَبَةٍ فِي تُرْبَتِهَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَسَمَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ أَرْبَعَةِ نَفَرٍ الأَقْرَعُ بْنُ حَابِسٍ الْحَنْظَلِيُّ وَعُيَيْنَةُ بْنُ بَدْرٍ الْفَزَارِيُّ وَعَلْقَمَةُ بْنُ عُلاَثَةَ الْعَامِرِيُّ ثُمَّ أَحَدُ بَنِي كِلاَبٍ وَزَيْدُ الْخَيْرِ الطَّائِيُّ ثُمَّ أَحَدُ بَنِي نَبْهَانَ - قَالَ - فَغَضِبَتْ قُرَيْشٌ فَقَالُوا أَتُعْطِي صَنَادِيدَ نَجْدٍ وَتَدَعُنَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنِّي إِنَّمَا فَعَلْتُ ذَلِكَ لأَتَأَلَّفَهُمْ " فَجَاءَ رَجُلٌ كَثُّ اللِّحْيَةِ مُشْرِفُ الْوَجْنَتَيْنِ غَائِرُ الْعَيْنَيْنِ نَاتِئُ الْجَبِينِ مَحْلُوقُ الرَّأْسِ فَقَالَ اتَّقِ اللَّهَ يَا مُحَمَّدُ . - قَالَ - فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ إِنْ عَصَيْتُهُ أَيَأْمَنُنِي عَلَى أَهْلِ الأَرْضِ وَلاَ تَأْمَنُونِي " قَالَ ثُمَّ أَدْبَرَ الرَّجُلُ فَاسْتَأْذَنَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ فِي قَتْلِهِ - يُرَوْنَ أَنَّهُ خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ - فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ مِنْ ضِئْضِئِ هَذَا قَوْمًا يَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لاَ يُجَاوِزُ حَنَاجِرَهُمْ يَقْتُلُونَ أَهْلَ الإِسْلاَمِ وَيَدَعُونَ أَهْلَ الأَوْثَانِ يَمْرُقُونَ مِنَ الإِسْلاَمِ كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ لَئِنْ أَدْرَكْتُهُمْ لأَقْتُلَنَّهُمْ قَتْلَ عَادٍ " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1064 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü