Onların namazı ve orucu yanında sizinkini küçük görürsünüz; fakat okun avdan çıktığı gibi İslâm'dan çıkarlar.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1064f, Kitap 12, Hadis 193
Türkçe meal

Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Biz Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında iken o bir taksim yapıyordu. Temîm oğullarından bir adam olan Zü'l-Huvaysıra ona gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Adaletli ol” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yazıklar olsun sana! Ben adaletli olmazsam kim adaletli olur? Ben adaletli olmasaydım, sen hüsrana uğrayıp zarar ederdin.” Ömer b. el-Hattâb: “Ey Allah'ın Resûlü! İzin ver, onun boynunu vurayım” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Onu bırak. Onun öyle arkadaşları var ki biriniz namazını onların namazının yanında, orucunu onların orucunun yanında küçük görür. Kur'an okurlar, (fakat Kur'an) köprücük kemiklerini geçmez. Okun avı delip çıktığı gibi İslâm'dan çıkarlar. (Okun) temrenine bakılır, onda bir şey bulunmaz; sonra sargısına bakılır, onda bir şey bulunmaz; sonra gövdesine bakılır, onda bir şey bulunmaz; sonra tüylerine bakılır, onda da bir şey bulunmaz; (ok) işkembe ile kanı geçip gitmiştir. Onların alameti, pazılarından biri kadın memesi gibi —ya da sallanan bir et parçası gibi— olan siyah bir adamdır. İnsanlar arasında ayrılık çıktığı bir zamanda ortaya çıkarlar.”

Ebû Saîd dedi ki: Şahitlik ederim ki bunu Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) işittim. Şahitlik ederim ki Ali b. Ebû Tâlib (radıyallahu anh) onlarla savaştı; ben de onunla beraberdim. O adamın aranmasını emretti; arandı ve bulundu. Getirildi; ona baktım, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) nitelediği vasıflar üzereydi.

Sahîh-i Müslim 1064f, Kitap 12, Hadis 193

Arapça metin
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، ح . وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، وَأَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْفِهْرِيُّ، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَالضَّحَّاكُ الْهَمْدَانِيُّ، أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ، قَالَ بَيْنَا نَحْنُ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَقْسِمُ قَسْمًا أَتَاهُ ذُو الْخُوَيْصِرَةِ وَهُوَ رَجُلٌ مِنْ بَنِي تَمِيمٍ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ اعْدِلْ . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " وَيْلَكَ وَمَنْ يَعْدِلُ إِنْ لَمْ أَعْدِلْ قَدْ خِبْتَ وَخَسِرْتَ إِنْ لَمْ أَعْدِلْ " . فَقَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ رضى الله عنه يَا رَسُولَ اللَّهِ ائْذَنْ لِي فِيهِ أَضْرِبْ عُنُقَهُ . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " دَعْهُ فَإِنَّ لَهُ أَصْحَابًا يَحْقِرُ أَحَدُكُمْ صَلاَتَهُ مَعَ صَلاَتِهِمْ وَصِيَامَهُ مَعَ صِيَامِهِمْ يَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لاَ يُجَاوِزُ تَرَاقِيَهُمْ يَمْرُقُونَ مِنَ الإِسْلاَمِ كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ يُنْظَرُ إِلَى نَصْلِهِ فَلاَ يُوجَدُ فِيهِ شَىْءٌ ثُمَّ يُنْظَرُ إِلَى رِصَافِهِ فَلاَ يُوجَدُ فِيهِ شَىْءٌ ثُمَّ يُنْظَرُ إِلَى نَضِيِّهِ فَلاَ يُوجَدُ فِيهِ شَىْءٌ - وَهُوَ الْقِدْحُ - ثُمَّ يُنْظَرُ إِلَى قُذَذِهِ فَلاَ يُوجَدُ فِيهِ شَىْءٌ سَبَقَ الْفَرْثَ وَالدَّمَ . آيَتُهُمْ رَجُلٌ أَسْوَدُ إِحْدَى عَضُدَيْهِ مِثْلُ ثَدْىِ الْمَرْأَةِ أَوْ مِثْلُ الْبَضْعَةِ تَدَرْدَرُ يَخْرُجُونَ عَلَى حِينِ فُرْقَةٍ مِنَ النَّاسِ " . قَالَ أَبُو سَعِيدٍ فَأَشْهَدُ أَنِّي سَمِعْتُ هَذَا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَشْهَدُ أَنَّ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ - رضى الله عنه - قَاتَلَهُمْ وَأَنَا مَعَهُ فَأَمَرَ بِذَلِكَ الرَّجُلِ فَالْتُمِسَ فَوُجِدَ فَأُتِيَ بِهِ حَتَّى نَظَرْتُ إِلَيْهِ عَلَى نَعْتِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الَّذِي نَعَتَ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1064 f metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü