Allah'ım! Onun ellerini de bağışla.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 116, Kitap 1, Hadis 218
Türkçe meal

Câbir (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Tufeyl b. Amr ed-Devsî, Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Sağlam bir kaleye ve korunağa ihtiyacın var mı?” dedi. –(Râvi) dedi ki: Bu, Cahiliye döneminde Devs (kabilesine) ait bir kale idi.– Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), Allah'ın Ensâr'a sakladığı (şeref) sebebiyle bunu kabul etmedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine'ye hicret edince Tufeyl b. Amr da ona hicret etti; onunla birlikte kavminden bir adam da hicret etti. Medine'nin havası onlara yaramadı; (adam) hastalandı ve sabırsızlandı. Geniş uçlu oklarını alıp onlarla parmak boğumlarını kesti; elleri kan fışkırttı ve sonunda öldü. Tufeyl b. Amr onu rüyasında gördü; görünüşü güzeldi, fakat ellerini örtmüştü. Ona: “Rabbin sana ne yaptı?” diye sordu. “Peygamberine (sallallahu aleyhi ve sellem) hicretim sebebiyle beni bağışladı” dedi. “Ellerini neden örtülü görüyorum?” dedi. “Bana: ‘Senin bozduğun yeri biz düzeltmeyeceğiz’ denildi” dedi. Tufeyl bunu Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) anlattı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) da: “Allah'ım! Onun ellerini de bağışla” buyurdu.

Sahîh-i Müslim 116, Kitap 1, Hadis 218

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، جَمِيعًا عَنْ سُلَيْمَانَ، - قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، - حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ حَجَّاجٍ الصَّوَّافِ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ الطُّفَيْلَ بْنَ عَمْرٍو الدَّوْسِيَّ، أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلْ لَكَ فِي حِصْنٍ حَصِينٍ وَمَنَعَةٍ - قَالَ حِصْنٌ كَانَ لِدَوْسٍ فِي الْجَاهِلِيَّةِ - فَأَبَى ذَلِكَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لِلَّذِي ذَخَرَ اللَّهُ لِلأَنْصَارِ فَلَمَّا هَاجَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِلَى الْمَدِينَةِ هَاجَرَ إِلَيْهِ الطُّفَيْلُ بْنُ عَمْرٍو وَهَاجَرَ مَعَهُ رَجُلٌ مِنْ قَوْمِهِ فَاجْتَوَوُا الْمَدِينَةَ فَمَرِضَ فَجَزِعَ فَأَخَذَ مَشَاقِصَ لَهُ فَقَطَعَ بِهَا بَرَاجِمَهُ فَشَخَبَتْ يَدَاهُ حَتَّى مَاتَ فَرَآهُ الطُّفَيْلُ بْنُ عَمْرٍو فِي مَنَامِهِ فَرَآهُ وَهَيْئَتُهُ حَسَنَةٌ وَرَآهُ مُغَطِّيًا يَدَيْهِ فَقَالَ لَهُ مَا صَنَعَ بِكَ رَبُّكَ فَقَالَ غَفَرَ لِي بِهِجْرَتِي إِلَى نَبِيِّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ مَا لِي أَرَاكَ مُغَطِّيًا يَدَيْكَ قَالَ قِيلَ لِي لَنْ نُصْلِحَ مِنْكَ مَا أَفْسَدْتَ . فَقَصَّهَا الطُّفَيْلُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُمَّ وَلِيَدَيْهِ فَاغْفِرْ "

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 116 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü