İşittik ve itaat ettik; Rabbimiz, bağışlamanı dileriz, dönüş sanadır.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 125, Kitap 1, Hadis 236
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem): “Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.” (Bakara 2/284) (âyeti) nazil olunca bu, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabına ağır geldi. Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip diz çöktüler ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Gücümüzün yettiği amellerle yükümlü tutulduk: namaz, oruç, cihad ve sadaka. Sana ise bu âyet indirildi; buna gücümüz yetmez” dediler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sizden önceki iki kitap ehlinin dediği gibi ‘İşittik ve isyan ettik’ mi demek istiyorsunuz? Bilakis ‘İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz, bağışlamanı dileriz; dönüş sanadır’ deyin.” (Onlar da): “İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz, bağışlamanı dileriz; dönüş sanadır” dediler. Topluluk bunu okuyup dilleri ona alışınca Allah ardından şu âyeti indirdi: “Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de. Her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etti. ‘Peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız.’ Ve dediler ki: ‘İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz, bağışlamanı dileriz; dönüş sanadır.’” (Bakara 2/285) Onlar bunu yapınca Allah Teâlâ onu neshetti ve aziz ve celil olan Allah şunu indirdi: “Allah hiç kimseyi gücünün yettiğinden başkasıyla yükümlü tutmaz. Kazandığı (iyilik) kendi lehine, kazandığı (kötülük) de kendi aleyhinedir. Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma.” (Allah) “Evet” buyurdu. “Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme.” (Allah) “Evet” buyurdu. “Rabbimiz! Gücümüzün yetmediği şeyi bize yükleme.” (Allah) “Evet” buyurdu. “Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim mevlâmızsın; kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakara 2/286) (Allah) “Evet” buyurdu.

Sahîh-i Müslim 125, Kitap 1, Hadis 236

Arapça metin
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ مِنْهَالٍ الضَّرِيرُ، وَأُمَيَّةُ بْنُ بِسْطَامَ الْعَيْشِيُّ، - وَاللَّفْظُ لأُمَيَّةَ - قَالاَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا رَوْحٌ، - وَهُوَ ابْنُ الْقَاسِمِ - عَنِ الْعَلاَءِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم { لِلَّهِ مَا فِي السَّمَوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ وَإِنْ تُبْدُوا مَا فِي أَنْفُسِكُمْ أَوْ تُخْفُوهُ يُحَاسِبْكُمْ بِهِ اللَّهُ فَيَغْفِرُ لِمَنْ يَشَاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَاءُ وَاللَّهُ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ} قَالَ فَاشْتَدَّ ذَلِكَ عَلَى أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَتَوْا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ بَرَكُوا عَلَى الرُّكَبِ فَقَالُوا أَىْ رَسُولَ اللَّهِ كُلِّفْنَا مِنَ الأَعْمَالِ مَا نُطِيقُ الصَّلاَةُ وَالصِّيَامُ وَالْجِهَادُ وَالصَّدَقَةُ وَقَدْ أُنْزِلَتْ عَلَيْكَ هَذِهِ الآيَةُ وَلاَ نُطِيقُهَا . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَتُرِيدُونَ أَنْ تَقُولُوا كَمَا قَالَ أَهْلُ الْكِتَابَيْنِ مِنْ قَبْلِكُمْ سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا بَلْ قُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ " . قَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ . فَلَمَّا اقْتَرَأَهَا الْقَوْمُ ذَلَّتْ بِهَا أَلْسِنَتُهُمْ فَأَنْزَلَ اللَّهُ فِي إِثْرِهَا { آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مِنْ رَبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ آمَنَ بِاللَّهِ وَمَلاَئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لاَ نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِنْ رُسُلِهِ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ} فَلَمَّا فَعَلُوا ذَلِكَ نَسَخَهَا اللَّهُ تَعَالَى فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ { لاَ يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا} قَالَ نَعَمْ { رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِنَا} قَالَ نَعَمْ { رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ} قَالَ نَعَمْ { وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنْتَ مَوْلاَنَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ} قَالَ نَعَمْ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 125 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü