Urve şöyle rivayet etti:
Âişe'ye: “Bir adam Safâ ile Merve arasında sa'y etmese bunun ona bir zarar vermeyeceğini sanıyorum” dedim. “Niçin?” dedi. “Çünkü Allah Teâlâ 'Şüphesiz Safâ ile Merve Allah'ın nişanelerindendir...' (Bakara 2/158) buyuruyor” dedim. Şöyle dedi: “Safâ ile Merve arasında sa'y etmeyen kişinin ne haccını ne de umresini Allah tamam kılmaz. Eğer dediğin gibi olsaydı (âyet) 'Onları tavaf etmemesinde günah yoktur' olurdu. Bunun ne hakkında olduğunu biliyor musun? Ensâr câhiliye döneminde deniz kıyısındaki İsâf ve Nâile denilen iki put için ihrama girerler, sonra gelip Safâ ile Merve arasında sa'y ederler, sonra tıraş olurlardı. İslâm gelince câhiliyede yaptıkları şey yüzünden ikisinin arasında sa'y etmeyi hoş görmediler. Bunun üzerine Allah azze ve celle 'Şüphesiz Safâ ile Merve Allah'ın nişanelerindendir...' âyetini sonuna kadar indirdi. Onlar da sa'y ettiler.”
Sahîh-i Müslim 1277a, Kitap 15, Hadis 285
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَ قُلْتُ لَهَا إِنِّي لأَظُنُّ رَجُلاً لَوْ لَمْ يَطُفْ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ مَا ضَرَّهُ . قَالَتْ لِمَ قُلْتُ لأَنَّ اللَّهَ تَعَالَى يَقُولُ { إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِ} إِلَى آخِرِ الآيَةِ . فَقَالَتْ مَا أَتَمَّ اللَّهُ حَجَّ امْرِئٍ وَلاَ عُمْرَتَهُ لَمْ يَطُفْ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ وَلَوْ كَانَ كَمَا تَقُولُ لَكَانَ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِ أَنْ لاَ يَطَّوَّفَ بِهِمَا . وَهَلْ تَدْرِي فِيمَا كَانَ ذَاكَ إِنَّمَا كَانَ ذَاكَ أَنَّ الأَنْصَارَ كَانُوا يُهِلُّونَ فِي الْجَاهِلِيَّةِ لِصَنَمَيْنِ عَلَى شَطِّ الْبَحْرِ يُقَالُ لَهُمَا إِسَافٌ وَنَائِلَةٌ . ثُمَّ يَجِيئُونَ فَيَطُوفُونَ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ ثُمَّ يَحْلِقُونَ . فَلَمَّا جَاءَ الإِسْلاَمُ كَرِهُوا أَنْ يَطُوفُوا بَيْنَهُمَا لِلَّذِي كَانُوا يَصْنَعُونَ فِي الْجَاهِلِيَّةِ قَالَتْ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ { إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِ} إِلَى آخِرِهَا - قَالَتْ - فَطَافُوا .