Resûlullah Safiyye için artan azıklardan hays yapılarak düğün yemeği verdi.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1365f, Kitap 16, Hadis 104
Türkçe meal

Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Safiyye, ganimet taksiminde Dihye'ye düştü. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında onu övmeye başladılar ve: “Esirler arasında onun gibisini görmedik” diyorlardı. (Resûlullah) Dihye'ye haber gönderdi ve onun karşılığında ona istediğini verdi. Sonra onu anneme verdi ve: “Onu hazırla” buyurdu. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Hayber'den çıktı. (Hayber'i) arkasında bırakınca indi; sonra onun için çadır kurdu. Sabahlayınca Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Kimin yanında artan azık varsa bize getirsin” buyurdu. Kimi artan hurmayı, kimi artan kavutu getirmeye başladı; nihayet bundan bir yığın hays yaptılar. O haystan yiyor, yanlarındaki yağmur suyu havuzlarından içiyorlardı. Enes dedi ki: İşte bu, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) onun için verdiği düğün yemeğiydi.

Yola devam ettik. Medine'nin duvarlarını görünce ona özlemle sevindik; bineklerimizi hızlandırdık; Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) da bineğini hızlandırdı. Safiyye arkasındaydı; Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onu terkisine almıştı. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) bineği sürçtü; o da düştü, Safiyye de düştü. İnsanlardan hiç kimse ne ona ne de Safiyye'ye bakmıyordu. Nihayet Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kalkıp onu örttü. Yanına geldik; “Bir zarar görmedik” buyurdu. Medine'ye girdik; hanımlarının cariyeleri onu görmek için çıktılar ve düşmesine sevinip alay ediyorlardı.

Sahîh-i Müslim 1365f, Kitap 16, Hadis 104

Arapça metin
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، عَنْ ثَابِثٍ، عَنْ أَنَسٍ، ح وَحَدَّثَنِي بِهِ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ هَاشِمِ بْنِ حَيَّانَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، بْنُ الْمُغِيرَةِ عَنْ ثَابِتٍ، حَدَّثَنَا أَنَسٌ، قَالَ صَارَتْ صَفِيَّةُ لِدَحْيَةَ فِي مَقْسَمِهِ وَجَعَلُوا يَمْدَحُونَهَا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - قَالَ - وَيَقُولُونَ مَا رَأَيْنَا فِي السَّبْىِ مِثْلَهَا - قَالَ - فَبَعَثَ إِلَى دِحْيَةَ فَأَعْطَاهُ بِهَا مَا أَرَادَ ثُمَّ دَفَعَهَا إِلَى أُمِّي فَقَالَ " أَصْلِحِيهَا " . قَالَ ثُمَّ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ خَيْبَرَ حَتَّى إِذَا جَعَلَهَا فِي ظَهْرِهِ نَزَلَ ثُمَّ ضَرَبَ عَلَيْهَا الْقُبَّةَ فَلَمَّا أَصْبَحَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ كَانَ عِنْدَهُ فَضْلُ زَادٍ فَلْيَأْتِنَا بِهِ " . قَالَ فَجَعَلَ الرَّجُلُ يَجِيءُ بِفَضْلِ التَّمْرِ وَفَضْلِ السَّوِيقِ حَتَّى جَعَلُوا مِنْ ذَلِكَ سَوَادًا حَيْسًا فَجَعَلُوا يَأْكُلُونَ مِنْ ذَلِكَ الْحَيْسِ وَيَشْرَبُونَ مِنْ حِيَاضٍ إِلَى جَنْبِهِمْ مِنْ مَاءِ السَّمَاءِ - قَالَ - فَقَالَ أَنَسٌ فَكَانَتْ تِلْكَ وَلِيمَةَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَيْهَا - قَالَ - فَانْطَلَقْنَا حَتَّى إِذَا رَأَيْنَا جُدُرَ الْمَدِينَةِ هَشِشْنَا إِلَيْهَا فَرَفَعْنَا مَطِيَّنَا وَرَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَطِيَّتَهُ - قَالَ - وَصَفِيَّةُ خَلْفَهُ قَدْ أَرْدَفَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - قَالَ - فَعَثَرَتْ مَطِيَّةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصُرِعَ وَصُرِعَتْ قَالَ فَلَيْسَ أَحَدٌ مِنَ النَّاسِ يَنْظُرُ إِلَيْهِ وَلاَ إِلَيْهَا حَتَّى قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَتَرَهَا - قَالَ - فَأَتَيْنَاهُ فَقَالَ " لَمْ نُضَرَّ " . قَالَ فَدَخَلْنَا الْمَدِينَةَ فَخَرَجَ جَوَارِي نِسَائِهِ يَتَرَاءَيْنَهَا وَيَشْمَتْنَ بِصَرْعَتِهَا .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1365 f metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü