Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:
Hırsızlık yapan Mahzûmlu kadının durumu Kureyş'i kaygılandırdı. “Onun hakkında Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile kim konuşur?” dediler. “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sevgilisi Üsâme'den başka kim buna cesaret edebilir?” dediler. Üsâme onunla konuştu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah'ın hadlerinden bir had hakkında aracılık mı ediyorsun?” buyurdu. Sonra kalkıp hutbe okudu ve şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Sizden öncekileri helak eden şey, şu idi: Aralarında soylu biri hırsızlık yaptığında onu bırakırlar, zayıf biri hırsızlık yaptığında ona had uygularlardı. Allah'a yemin ederim ki, Muhammed'in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim.” İbn Rumh'un hadisinde “Sizden öncekiler ancak (şu sebeple) helak oldu” şeklindedir.
Sahîh-i Müslim 1688a, Kitap 29, Hadis 13