İmrân b. Husayn (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Cüheyne'den zinadan hamile bir kadın Allah'ın Peygamberi'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: “Ey Allah'ın Peygamberi! Hadd gerektiren bir suç işledim; onu bana uygula” dedi. Allah'ın Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem) velisini çağırdı ve: “Ona iyi davran; doğurunca onu bana getir” buyurdu. (Velisi) öyle yaptı. Allah'ın Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem) emretti; elbiseleri üzerine sıkıca bağlandı, sonra emretti ve recmedildi. Sonra cenaze namazını kıldı. Ömer ona: “Ey Allah'ın Peygamberi! Zina ettiği hâlde namazını mı kılıyorsun?” dedi. “Öyle bir tevbe etti ki Medine halkından yetmiş kişi arasında paylaştırılsa onlara yeterdi. Allah Teâlâ için canını feda etmesinden daha faziletli bir tevbe buldun mu?” buyurdu.
Sahîh-i Müslim 1696a, Kitap 29, Hadis 36
حَدَّثَنِي أَبُو غَسَّانَ، مَالِكُ بْنُ عَبْدِ الْوَاحِدِ الْمِسْمَعِيُّ حَدَّثَنَا مُعَاذٌ، - يَعْنِي ابْنَ هِشَامٍ - حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي أَبُو قِلاَبَةَ، أَنَّ أَبَا الْمُهَلَّبِ، حَدَّثَهُ عَنْ عِمْرَانَ، بْنِ حُصَيْنٍ أَنَّ امْرَأَةً، مِنْ جُهَيْنَةَ أَتَتْ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهِيَ حُبْلَى مِنَ الزِّنَى فَقَالَتْ يَا نَبِيَّ اللَّهِ أَصَبْتُ حَدًّا فَأَقِمْهُ عَلَىَّ فَدَعَا نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلِيَّهَا فَقَالَ " أَحْسِنْ إِلَيْهَا فَإِذَا وَضَعَتْ فَائْتِنِي بِهَا " . فَفَعَلَ فَأَمَرَ بِهَا نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَشُكَّتْ عَلَيْهَا ثِيَابُهَا ثُمَّ أَمَرَ بِهَا فَرُجِمَتْ ثُمَّ صَلَّى عَلَيْهَا فَقَالَ لَهُ عُمَرُ تُصَلِّي عَلَيْهَا يَا نَبِيَّ اللَّهِ وَقَدْ زَنَتْ فَقَالَ " لَقَدْ تَابَتْ تَوْبَةً لَوْ قُسِمَتْ بَيْنَ سَبْعِينَ مِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ لَوَسِعَتْهُمْ وَهَلْ وَجَدْتَ تَوْبَةً أَفْضَلَ مِنْ أَنْ جَادَتْ بِنَفْسِهَا لِلَّهِ تَعَالَى " .