Gâmidli kadın çocuğunu sütten kestikten sonra recmedildi; tevbesi övüldü, cenaze namazı kılındı.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1695b, Kitap 29, Hadis 35
Türkçe meal

Büreyde (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Mâiz b. Mâlik el-Eslemî Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Kendime zulmettim ve zina ettim; beni temizlemeni istiyorum” dedi. (Peygamber) onu geri çevirdi. Ertesi gün yine geldi ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Zina ettim” dedi. İkinci defa geri çevirdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kavmine haber gönderip: “Onun aklında bir kusur biliyor musunuz, ondan yadırgadığınız bir şey var mı?” buyurdu. “Bildiğimize göre o, aklı tam olan, salihlerimizdendir” dediler. Üçüncü defa geldi. Yine onlara haber gönderip onu sordu. Onda da aklında da bir kusur olmadığını haber verdiler. Dördüncü defa olunca onun için bir çukur kazdı, sonra emretti, recmedildi. (Büreyde) dedi ki: Gâmidli kadın gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Ben zina ettim; beni temizle” dedi. (Peygamber) onu geri çevirdi. Ertesi gün: “Ey Allah'ın Resûlü! Beni niçin geri çeviriyorsun? Belki Mâiz'i geri çevirdiğin gibi beni de geri çeviriyorsun. Vallahi ben hamileyim” dedi. “Madem (vazgeçmiyorsun), git, doğurana kadar (bekle)” buyurdu. Doğurunca çocuğu bir bez parçası içinde ona getirdi ve: “İşte bunu doğurdum” dedi. “Git, sütten kesinceye kadar onu emzir” buyurdu. Sütten kesince çocuğu, elinde bir parça ekmekle getirdi ve: “Ey Allah'ın Peygamberi! İşte onu sütten kestim; yemek yiyor” dedi. (Peygamber) çocuğu Müslümanlardan bir adama verdi. Sonra emretti; kadın için göğsüne kadar çukur kazıldı ve insanlara emretti, onu recmettiler. Hâlid b. el-Velîd bir taşla gelip başına attı; kan Hâlid'in yüzüne sıçradı, o da ona sövdü. Allah'ın Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem) onun ona sövdüğünü işitti ve: “Yavaş ol ey Hâlid! Canım elinde olana yemin ederim ki öyle bir tevbe etti ki, haksız vergi toplayan biri böyle tevbe etseydi bağışlanırdı” buyurdu. Sonra emretti; onun cenaze namazını kıldı ve defnedildi.

Sahîh-i Müslim 1695b, Kitap 29, Hadis 35

Arapça metin
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ، اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ - وَتَقَارَبَا فِي لَفْظِ الْحَدِيثِ - حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا بَشِيرُ بْنُ الْمُهَاجِرِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ مَاعِزَ بْنَ مَالِكٍ الأَسْلَمِيَّ، أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي قَدْ ظَلَمْتُ نَفْسِي وَزَنَيْتُ وَإِنِّي أُرِيدُ أَنْ تُطَهِّرَنِي . فَرَدَّهُ فَلَمَّا كَانَ مِنَ الْغَدِ أَتَاهُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي قَدْ زَنَيْتُ . فَرَدَّهُ الثَّانِيَةَ فَأَرْسَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى قَوْمِهِ فَقَالَ " أَتَعْلَمُونَ بِعَقْلِهِ بَأْسًا تُنْكِرُونَ مِنْهُ شَيْئًا " . فَقَالُوا مَا نَعْلَمُهُ إِلاَّ وَفِيَّ الْعَقْلِ مِنْ صَالِحِينَا فِيمَا نُرَى فَأَتَاهُ الثَّالِثَةَ فَأَرْسَلَ إِلَيْهِمْ أَيْضًا فَسَأَلَ عَنْهُ فَأَخْبَرُوهُ أَنَّهُ لاَ بَأْسَ بِهِ وَلاَ بِعَقْلِهِ فَلَمَّا كَانَ الرَّابِعَةَ حَفَرَ لَهُ حُفْرَةً ثُمَّ أَمَرَ بِهِ فَرُجِمَ . قَالَ فَجَاءَتِ الْغَامِدِيَّةُ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي قَدْ زَنَيْتُ فَطَهِّرْنِي . وَإِنَّهُ رَدَّهَا فَلَمَّا كَانَ الْغَدُ قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ لِمَ تَرُدُّنِي لَعَلَّكَ أَنْ تَرُدَّنِي كَمَا رَدَدْتَ مَاعِزًا فَوَاللَّهِ إِنِّي لَحُبْلَى . قَالَ " إِمَّا لاَ فَاذْهَبِي حَتَّى تَلِدِي " . فَلَمَّا وَلَدَتْ أَتَتْهُ بِالصَّبِيِّ فِي خِرْقَةٍ قَالَتْ هَذَا قَدْ وَلَدْتُهُ . قَالَ " اذْهَبِي فَأَرْضِعِيهِ حَتَّى تَفْطِمِيهِ " . فَلَمَّا فَطَمَتْهُ أَتَتْهُ بِالصَّبِيِّ فِي يَدِهِ كِسْرَةُ خُبْزٍ فَقَالَتْ هَذَا يَا نَبِيَّ اللَّهِ قَدْ فَطَمْتُهُ وَقَدْ أَكَلَ الطَّعَامَ . فَدَفَعَ الصَّبِيَّ إِلَى رَجُلٍ مِنَ الْمُسْلِمِينَ ثُمَّ أَمَرَ بِهَا فَحُفِرَ لَهَا إِلَى صَدْرِهَا وَأَمَرَ النَّاسَ فَرَجَمُوهَا فَيُقْبِلُ خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ بِحَجَرٍ فَرَمَى رَأْسَهَا فَتَنَضَّحَ الدَّمُ عَلَى وَجْهِ خَالِدٍ فَسَبَّهَا فَسَمِعَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَبَّهُ إِيَّاهَا فَقَالَ " مَهْلاً يَا خَالِدُ فَوَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَقَدْ تَابَتْ تَوْبَةً لَوْ تَابَهَا صَاحِبُ مَكْسٍ لَغُفِرَ لَهُ " . ثُمَّ أَمَرَ بِهَا فَصَلَّى عَلَيْهَا وَدُفِنَتْ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1695 b metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü