Görevli, babasının ya da annesinin evinde otursaydı da kendisine hediye verilip verilmeyeceğine baksaydı!

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1832a, Kitap 33, Hadis 37
Türkçe meal

Ebû Humeyd es-Sâidî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Esd (Ezd) kabilesinden İbnü'l-Lütbiyye denilen bir adamı —Amr ile İbn Ebû Ömer “zekât toplamakla” dediler— görevlendirdi. (Adam) gelince: “Bu sizindir, bu da benimdir; bana hediye edildi” dedi. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) minbere çıktı, Allah'a hamd ve senada bulundu ve şöyle buyurdu: “Gönderdiğim bir görevliye ne oluyor ki 'Bu sizindir, bu da bana hediye edildi' diyor! Babasının ya da annesinin evinde otursaydı da kendisine hediye verilip verilmeyeceğine baksaydı ya! Muhammed'in canı elinde olana yemin olsun ki sizden biri ondan bir şey alırsa, kıyamet günü onu mutlaka boynunda taşıyarak gelir: böğüren bir deve, böğüren bir sığır ya da meleyen bir koyun.” Sonra ellerini, koltuk altlarının beyazlığını görecek kadar kaldırdı, sonra iki defa: “Allah'ım! Tebliğ ettim mi?” dedi.

Sahîh-i Müslim 1832a, Kitap 33, Hadis 37

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، - وَاللَّفْظُ لأَبِي بَكْرٍ - قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ اسْتَعْمَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً مِنَ الأَسْدِ يُقَالُ لَهُ ابْنُ اللُّتْبِيَّةِ - قَالَ عَمْرٌو وَابْنُ أَبِي عُمَرَ عَلَى الصَّدَقَةِ - فَلَمَّا قَدِمَ قَالَ هَذَا لَكُمْ وَهَذَا لِي أُهْدِيَ لِي قَالَ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى الْمِنْبَرِ فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ وَقَالَ " مَا بَالُ عَامِلٍ أَبْعَثُهُ فَيَقُولُ هَذَا لَكُمْ وَهَذَا أُهْدِيَ لِي . أَفَلاَ قَعَدَ فِي بَيْتِ أَبِيهِ أَوْ فِي بَيْتِ أُمِّهِ حَتَّى يَنْظُرَ أَيُهْدَى إِلَيْهِ أَمْ لاَ وَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ لاَ يَنَالُ أَحَدٌ مِنْكُمْ مِنْهَا شَيْئًا إِلاَّ جَاءَ بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يَحْمِلُهُ عَلَى عُنُقِهِ بَعِيرٌ لَهُ رُغَاءٌ أَوْ بَقَرَةٌ لَهَا خُوَارٌ أَوْ شَاةٌ تَيْعِرُ " . ثُمَّ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى رَأَيْنَا عُفْرَتَىْ إِبْطَيْهِ ثُمَّ قَالَ " اللَّهُمَّ هَلْ بَلَّغْتُ " . مَرَّتَيْنِ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1832 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü