Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Ömer b. el-Hattâb çarşıda satılan istebraktan bir hulle buldu; onu aldı ve Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) getirip: “Ey Allah'ın Resûlü! Bunu satın al da bayram için ve heyetler için onunla güzelce giyin” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bu ancak (ahirette) nasibi olmayan kimsenin elbisesidir” buyurdu. (İbn Ömer) dedi ki: Ömer, Allah'ın dilediği kadar (bir süre) bekledi. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona dîbâcdan bir cübbe gönderdi. Ömer onu alıp Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdi ve: “Ey Allah'ın Resûlü! ‘Bu ancak nasibi olmayan kimsenin elbisesidir’ —veya: ‘Bunu ancak nasibi olmayan kimse giyer’— demiştin; sonra bunu bana gönderdin” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Onu satarsın ve onunla ihtiyacını karşılarsın” buyurdu.
Sahîh-i Müslim 2068d, Kitap 37, Hadis 19
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لِحَرْمَلَةَ - قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ، وَهْبٍ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، قَالَ وَجَدَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ حُلَّةً مِنْ إِسْتَبْرَقٍ تُبَاعُ بِالسُّوقِ فَأَخَذَهَا فَأَتَى بِهَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ابْتَعْ هَذِهِ فَتَجَمَّلْ بِهَا لِلْعِيدِ وَلِلْوَفْدِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّمَا هَذِهِ لِبَاسُ مَنْ لاَ خَلاَقَ لَهُ " . قَالَ فَلَبِثَ عُمَرُ مَا شَاءَ اللَّهُ . ثُمَّ أَرْسَلَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِجُبَّةِ دِيبَاجٍ فَأَقْبَلَ بِهَا عُمَرُ حَتَّى أَتَى بِهَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قُلْتَ " إِنَّمَا هَذِهِ لِبَاسُ مَنْ لاَ خَلاَقَ لَهُ " . أَوْ " إِنَّمَا يَلْبَسُ هَذِهِ مَنْ لاَ خَلاَقَ لَهُ " . ثُمَّ أَرْسَلْتَ إِلَىَّ بِهَذِهِ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " تَبِيعُهَا وَتُصِيبُ بِهَا حَاجَتَكَ " .