İzin istemek üç keredir; izin verilirse ne âlâ, yoksa dön.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 2153c, Kitap 38, Hadis 43
Türkçe meal

Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Übey b. Kâ'b'ın yanında bir mecliste idik. Ebû Mûsâ el-Eş'arî öfkeli bir hâlde geldi, durdu ve: “Allah adına sizden soruyorum: İçinizden biri Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘İzin istemek üç keredir; sana izin verilirse (ne âlâ), yoksa dön’ buyururken işitti mi?” dedi. Übey: “Bu ne (mesele)?” dedi. (Ebû Mûsâ) dedi ki: “Dün Ömer b. Hattâb'ın yanına girmek için üç kere izin istedim; bana izin verilmedi, ben de döndüm. Sonra bugün ona geldim, yanına girdim ve dün geldiğimi, üç kere selâm verip sonra döndüğümü kendisine haber verdim. ‘Seni işittik; fakat o sırada bir işle meşguldük. Keşke sana izin verilinceye kadar izin istemeye devam etseydin’ dedi. ‘Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) işittiğim gibi izin istedim’ dedim. ‘Vallahi ya senin sırtını ve karnını acıtacağım ya da bu hususta sana şahitlik edecek birini getireceksin’ dedi.” Bunun üzerine Übey b. Kâ'b: “Vallahi seninle birlikte ancak yaşça en küçüğümüz kalkar. Kalk ey Ebû Saîd!” dedi. Ben de kalktım ve Ömer'e gelip: “Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) bunu söylerken işittim” dedim.

Sahîh-i Müslim 2153c, Kitap 38, Hadis 43

Arapça metin
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ الأَشَجِّ، أَنَّ بُسْرَ بْنَ سَعِيدٍ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ، يَقُولُ كُنَّا فِي مَجْلِسٍ عِنْدَ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ فَأَتَى أَبُو مُوسَى الأَشْعَرِيُّ مُغْضَبًا حَتَّى وَقَفَ فَقَالَ أَنْشُدُكُمُ اللَّهَ هَلْ سَمِعَ أَحَدٌ مِنْكُمْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الاِسْتِئْذَانُ ثَلاَثٌ فَإِنْ أُذِنَ لَكَ وَإِلاَّ فَارْجِعْ " . قَالَ أُبَىٌّ وَمَا ذَاكَ قَالَ اسْتَأْذَنْتُ عَلَى عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ أَمْسِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ فَلَمْ يُؤْذَنْ لِي فَرَجَعْتُ ثُمَّ جِئْتُهُ الْيَوْمَ فَدَخَلْتُ عَلَيْهِ فَأَخْبَرْتُهُ أَنِّي جِئْتُ أَمْسِ فَسَلَّمْتُ ثَلاَثًا ثُمَّ انْصَرَفْتُ قَالَ قَدْ سَمِعْنَاكَ وَنَحْنُ حِينَئِذٍ عَلَى شُغْلٍ فَلَوْ مَا اسْتَأْذَنْتَ حَتَّى يُؤْذَنَ لَكَ قَالَ اسْتَأْذَنْتُ كَمَا سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَوَاللَّهِ لأُوجِعَنَّ ظَهْرَكَ وَبَطْنَكَ . أَوْ لَتَأْتِيَنَّ بِمَنْ يَشْهَدُ لَكَ عَلَى هَذَا . فَقَالَ أُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ فَوَاللَّهِ لاَ يَقُومُ مَعَكَ إِلاَّ أَحْدَثُنَا سِنًّا قُمْ يَا أَبَا سَعِيدٍ . فَقُمْتُ حَتَّى أَتَيْتُ عُمَرَ فَقُلْتُ قَدْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ هَذَا .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 2153 c metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü