Kardeşlerimizi görmüş olmayı ne çok isterdim! Kardeşlerimiz henüz gelmemiş olanlardır.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 249a, Kitap 2, Hadis 51
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kabristana geldi ve şöyle buyurdu: “Selâm size ey müminler topluluğunun yurdu! İnşallah biz de size katılacağız. Kardeşlerimizi görmüş olmayı ne çok isterdim!” “Biz senin kardeşlerin değil miyiz ey Allah'ın Resûlü?” dediler. “Siz benim ashabımsınız. Kardeşlerimiz ise henüz gelmemiş olanlardır” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Ümmetinden henüz gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksın?” dediler. Şöyle buyurdu: “Ne dersin, bir adamın simsiyah atlar arasında alnı ve ayakları beyaz atları olsa, o kendi atlarını tanımaz mı?” “Elbette tanır ey Allah'ın Resûlü” dediler. Şöyle buyurdu: “İşte onlar abdestten dolayı alnı ve el-ayakları parlak olarak gelecekler. Ben de havuzun başında onların öncüsüyüm. Dikkat edin! Bazı adamlar, yolunu kaybetmiş devenin uzaklaştırıldığı gibi havuzumdan mutlaka uzaklaştırılacak. Onlara 'Hey, gelin!' diye seslenirim. 'Onlar senden sonra (dini) değiştirdiler' denilir. Ben de 'Uzak olsunlar, uzak olsunlar!' derim.”

Sahîh-i Müslim 249a, Kitap 2, Hadis 51

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَسُرَيْجُ بْنُ يُونُسَ، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، جَمِيعًا عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ جَعْفَرٍ، - قَالَ ابْنُ أَيُّوبَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - أَخْبَرَنِي الْعَلاَءُ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَتَى الْمَقْبُرَةَ فَقَالَ " السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ دَارَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ وَإِنَّا إِنْ شَاءَ اللَّهُ بِكُمْ لاَحِقُونَ وَدِدْتُ أَنَّا قَدْ رَأَيْنَا إِخْوَانَنَا " . قَالُوا أَوَلَسْنَا إِخْوَانَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " أَنْتُمْ أَصْحَابِي وَإِخْوَانُنَا الَّذِينَ لَمْ يَأْتُوا بَعْدُ " . فَقَالُوا كَيْفَ تَعْرِفُ مَنْ لَمْ يَأْتِ بَعْدُ مِنْ أُمَّتِكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَقَالَ " أَرَأَيْتَ لَوْ أَنَّ رَجُلاً لَهُ خَيْلٌ غُرٌّ مُحَجَّلَةٌ بَيْنَ ظَهْرَىْ خَيْلٍ دُهْمٍ بُهْمٍ أَلاَ يَعْرِفُ خَيْلَهُ " . قَالُوا بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " فَإِنَّهُمْ يَأْتُونَ غُرًّا مُحَجَّلِينَ مِنَ الْوُضُوءِ وَأَنَا فَرَطُهُمْ عَلَى الْحَوْضِ أَلاَ لَيُذَادَنَّ رِجَالٌ عَنْ حَوْضِي كَمَا يُذَادُ الْبَعِيرُ الضَّالُّ أُنَادِيهِمْ أَلاَ هَلُمَّ . فَيُقَالُ إِنَّهُمْ قَدْ بَدَّلُوا بَعْدَكَ . فَأَقُولُ سُحْقًا سُحْقًا " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 249a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü