Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte bir gazvede idik. Muhâcirlerden bir adam Ensâr'dan bir adamın arkasına vurdu. Ensârî: “Ey Ensâr!” dedi, Muhâcir de: “Ey Muhâcirler!” dedi. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Câhiliye çağrısı da neyin nesi?” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Muhâcirlerden bir adam Ensâr'dan bir adamın arkasına vurdu” dediler. “Bırakın onu (bu çağrıyı); çünkü o kokuşmuş bir şeydir” buyurdu. Bunu Abdullah b. Übey işitti ve: “Bunu yaptılar ha! Allah'a yemin olsun ki Medine'ye dönersek, en izzetli olan oradan en zelil olanı mutlaka çıkaracaktır” dedi. Ömer: “Bırak beni, şu münafığın boynunu vurayım” dedi. (Peygamber) ise: “Bırak onu; insanlar Muhammed'in ashâbını öldürdüğünü konuşmasınlar” buyurdu.
Sahîh-i Müslim 2584b, Kitap 45, Hadis 81