Sen beni unuttuğun gibi ben de seni unutuyorum.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 2968, Kitap 55, Hadis 22
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

(Sahâbîler): “Ey Allah'ın Resûlü! Kıyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?” dediler. Şöyle buyurdu: “Bulut içinde olmadığı halde öğle vakti güneşi görmekte (izdihamdan) zarar görür müsünüz?” “Hayır” dediler. “Bulut içinde olmadığı halde dolunay gecesi ayı görmekte zarar görür müsünüz?” buyurdu. “Hayır” dediler. Buyurdu ki: “Canım elinde olana yemin olsun ki Rabbinizi görmekte de, bunlardan birini görmekte zarar görmediğiniz gibi zarar görmezsiniz. —(Peygamber) buyurdu ki:— (Allah) kul ile karşılaşır ve şöyle der: ‘Ey falan! Ben sana ikram etmedim mi, seni efendi kılmadım mı, seni evlendirmedim mi, atları ve develeri senin emrine vermedim mi, seni reislik yapıp (ganimetin) dörtte birini alır halde bırakmadım mı?’ O: ‘Evet’ der. (Allah): ‘Benimle karşılaşacağını sanmış mıydın?’ der. O: ‘Hayır’ der. (Allah): ‘Sen beni unuttuğun gibi ben de seni unutuyorum’ der. Sonra ikincisiyle karşılaşır ve: ‘Ey falan! Ben sana ikram etmedim mi, seni efendi kılmadım mı, seni evlendirmedim mi, atları ve develeri senin emrine vermedim mi, seni reislik yapıp dörtte birini alır halde bırakmadım mı?’ der. O: ‘Evet, ey Rabbim’ der. (Allah): ‘Benimle karşılaşacağını sanmış mıydın?’ der. O: ‘Hayır’ der. (Allah): ‘Sen beni unuttuğun gibi ben de seni unutuyorum’ der. Sonra üçüncüsüyle karşılaşır ve ona da aynısını söyler. O: ‘Ey Rabbim! Sana, kitabına ve peygamberlerine iman ettim; namaz kıldım, oruç tuttum ve sadaka verdim’ der ve gücü yettiğince (kendini) hayırla över. (Allah): ‘O halde burada (dur)!’ der. —(Peygamber) buyurdu ki:— Sonra ona: ‘Şimdi aleyhine şahidimizi göndereceğiz’ denir. O da içinden: ‘Aleyhime şahitlik edecek olan da kim?’ diye düşünür. Bunun üzerine ağzı mühürlenir ve uyluğuna, etine ve kemiklerine: ‘Konuşun!’ denir. Uyluğu, eti ve kemikleri onun ameliyle konuşur. Bu, kendisinin hiçbir mazereti kalmaması içindir. İşte o münafıktır; işte o, Allah'ın kendisine gazap ettiği kimsedir.”

Sahîh-i Müslim 2968, Kitap 55, Hadis 22

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلْ نَرَى رَبَّنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ قَالَ " هَلْ تُضَارُّونَ فِي رُؤْيَةِ الشَّمْسِ فِي الظَّهِيرَةِ لَيْسَتْ فِي سَحَابَةٍ " . قَالُوا لاَ . قَالَ " فَهَلْ تُضَارُّونَ فِي رُؤْيَةِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ لَيْسَ فِي سَحَابَةٍ " . قَالُوا لاَ . قَالَ " فَوَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لاَ تُضَارُّونَ فِي رُؤْيَةِ رَبِّكُمْ إِلاَّ كَمَا تُضَارُّونَ فِي رُؤْيَةِ أَحَدِهِمَا - قَالَ - فَيَلْقَى الْعَبْدَ فَيَقُولُ أَىْ فُلْ أَلَمْ أُكْرِمْكَ وَأُسَوِّدْكَ وَأُزَوِّجْكَ وَأُسَخِّرْ لَكَ الْخَيْلَ وَالإِبِلَ وَأَذَرْكَ تَرْأَسُ وَتَرْبَعُ فَيَقُولُ بَلَى . قَالَ فَيَقُولُ أَفَظَنَنْتَ أَنَّكَ مُلاَقِيَّ فَيَقُولُ لاَ . فَيَقُولُ فَإِنِّي أَنْسَاكَ كَمَا نَسِيتَنِي . ثُمَّ يَلْقَى الثَّانِيَ فَيَقُولُ أَىْ فُلْ أَلَمْ أُكْرِمْكَ وَأُسَوِّدْكَ وَأُزَوِّجْكَ وَأُسَخِّرْ لَكَ الْخَيْلَ وَالإِبِلَ وَأَذَرْكَ تَرْأَسُ وَتَرْبَعُ فَيَقُولُ بَلَى أَىْ رَبِّ . فَيَقُولُ أَفَظَنَنْتَ أَنَّكَ مُلاَقِيَّ فَيَقُولُ لاَ . فَيَقُولُ فَإِنِّي أَنْسَاكَ كَمَا نَسِيتَنِي . ثُمَّ يَلْقَى الثَّالِثَ فَيَقُولُ لَهُ مِثْلَ ذَلِكَ فَيَقُولُ يَا رَبِّ آمَنْتُ بِكَ وَبِكِتَابِكَ وَبِرُسُلِكَ وَصَلَّيْتُ وَصُمْتُ وَتَصَدَّقْتُ . وَيُثْنِي بِخَيْرٍ مَا اسْتَطَاعَ فَيَقُولُ هَا هُنَا إِذًا - قَالَ - ثُمَّ يُقَالُ لَهُ الآنَ نَبْعَثُ شَاهِدَنَا عَلَيْكَ . وَيَتَفَكَّرُ فِي نَفْسِهِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْهَدُ عَلَىَّ فَيُخْتَمُ عَلَى فِيهِ وَيُقَالُ لِفَخِذِهِ وَلَحْمِهِ وَعِظَامِهِ انْطِقِي فَتَنْطِقُ فَخِذُهُ وَلَحْمُهُ وَعِظَامُهُ بِعَمَلِهِ وَذَلِكَ لِيُعْذِرَ مِنْ نَفْسِهِ . وَذَلِكَ الْمُنَافِقُ وَذَلِكَ الَّذِي يَسْخَطُ اللَّهُ عَلَيْهِ " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 2968 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü