Ebû Bekir hac emiri olarak menâsiki anlattı, Ali hac mevkilerinde Berâe sûresini okudu

Kaynak
Sünen-i Nesâî 2993, Kitap 24, Hadis 376
Türkçe meal

Câbir (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Ci'râne umresinden döndüğünde Ebû Bekir'i hac emiri olarak gönderdi. Biz de onunla birlikte yola çıktık. Arc'a vardığında sabah namazı için kâmet getirildi. Sonra tekbir almak için doğruldu; arkasında bir deve böğürtüsü işitti ve tekbir almadan durdu. “Bu, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) Cedâ adlı devesinin böğürtüsüdür. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hac konusunda görüşü değişmiş olabilir; belki gelen Resûlullah'tır (sallallahu aleyhi ve sellem), onunla birlikte namaz kılarız” dedi. Bir de baktılar ki devenin üzerinde Ali var. Ebû Bekir ona “Emir olarak mı (geldin), elçi olarak mı?” dedi. Ali “Hayır, elçi olarak. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) beni, hac mevkilerinde insanlara okumam için Berâe (Tevbe) sûresiyle gönderdi” dedi. Mekke'ye geldik. Terviye gününden bir gün önce Ebû Bekir (radıyallahu anh) kalkıp insanlara hutbe okudu ve onlara menâsiklerini anlattı. Bitirince Ali (radıyallahu anh) kalktı ve Berâe'yi sonuna kadar insanlara okudu. Sonra onunla birlikte çıktık. Arafat günü olunca Ebû Bekir kalkıp insanlara hutbe okudu ve onlara menâsiklerini anlattı. Bitirince Ali kalktı ve Berâe'yi sonuna kadar insanlara okudu. Sonra kurban bayramı günü oldu, (Arafat'tan ve Müzdelife'den) ifâza ettik. Ebû Bekir dönünce insanlara hutbe okudu; onlara ifâzalarını, kurban kesmelerini ve menâsiklerini anlattı. Bitirince Ali kalktı ve Berâe'yi sonuna kadar insanlara okudu. Birinci nefir günü olunca Ebû Bekir kalkıp insanlara hutbe okudu; onlara (Mina'dan) nasıl ayrılacaklarını ve nasıl taş atacaklarını anlattı, menâsiklerini öğretti. Bitirince Ali kalktı ve Berâe'yi sonuna kadar insanlara okudu.

Ebû Abdurrahmân (en-Nesâî) dedi ki: İbn Huseym hadiste kuvvetli değildir. Bu hadisi, (senet) İbn Cüreyc'in doğrudan Ebü'z-Zübeyr'den rivayeti hâline getirilmesin diye tahric ettim. Bunu yalnızca İshak b. İbrâhîm'den yazdık. Yahyâ b. Saîd el-Kattân da, Abdurrahmân (b. Mehdî) da İbn Huseym'in hadisini terk etmemiştir. Ancak Ali b. el-Medînî “İbn Huseym münkerü'l-hadistir” demiştir. Ali b. el-Medînî ise sanki hadis için yaratılmıştır.

Sünen-i Nesâî 2993, Kitap 24, Hadis 376

Arapça metin
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى أَبِي قُرَّةَ مُوسَى بْنِ طَارِقٍ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ خُثَيْمٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم حِينَ رَجَعَ مِنْ عُمْرَةِ الْجِعِرَّانَةِ بَعَثَ أَبَا بَكْرٍ عَلَى الْحَجِّ فَأَقْبَلْنَا مَعَهُ حَتَّى إِذَا كَانَ بِالْعَرْجِ ثَوَّبَ بِالصُّبْحِ ثُمَّ اسْتَوَى لِيُكَبِّرَ فَسَمِعَ الرُّغْوَةَ خَلْفَ ظَهْرِهِ فَوَقَفَ عَلَى التَّكْبِيرِ فَقَالَ هَذِهِ رُغْوَةُ نَاقَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْجَدْعَاءِ لَقَدْ بَدَا لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الْحَجِّ فَلَعَلَّهُ أَنْ يَكُونَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنُصَلِّيَ مَعَهُ فَإِذَا عَلِيٌّ عَلَيْهَا فَقَالَ لَهُ أَبُو بَكْرٍ أَمِيرٌ أَمْ رَسُولٌ قَالَ لاَ بَلْ رَسُولٌ أَرْسَلَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِبَرَاءَةَ أَقْرَؤُهَا عَلَى النَّاسِ فِي مَوَاقِفِ الْحَجِّ . فَقَدِمْنَا مَكَّةَ فَلَمَّا كَانَ قَبْلَ التَّرْوِيَةِ بِيَوْمٍ قَامَ أَبُو بَكْرٍ رضى الله عنه فَخَطَبَ النَّاسَ فَحَدَّثَهُمْ عَنْ مَنَاسِكِهِمْ حَتَّى إِذَا فَرَغَ قَامَ عَلِيٌّ رضى الله عنه فَقَرَأَ عَلَى النَّاسِ بَرَاءَةَ حَتَّى خَتَمَهَا ثُمَّ خَرَجْنَا مَعَهُ حَتَّى إِذَا كَانَ يَوْمُ عَرَفَةَ قَامَ أَبُو بَكْرٍ فَخَطَبَ النَّاسَ فَحَدَّثَهُمْ عَنْ مَنَاسِكِهِمْ حَتَّى إِذَا فَرَغَ قَامَ عَلِيٌّ فَقَرَأَ عَلَى النَّاسِ بَرَاءَةَ حَتَّى خَتَمَهَا ثُمَّ كَانَ يَوْمُ النَّحْرِ فَأَفَضْنَا فَلَمَّا رَجَعَ أَبُو بَكْرٍ خَطَبَ النَّاسَ فَحَدَّثَهُمْ عَنْ إِفَاضَتِهِمْ وَعَنْ نَحْرِهِمْ وَعَنْ مَنَاسِكِهِمْ فَلَمَّا فَرَغَ قَامَ عَلِيٌّ فَقَرَأَ عَلَى النَّاسِ بَرَاءَةَ حَتَّى خَتَمَهَا فَلَمَّا كَانَ يَوْمُ النَّفْرِ الأَوَّلُ قَامَ أَبُو بَكْرٍ فَخَطَبَ النَّاسَ فَحَدَّثَهُمْ كَيْفَ يَنْفِرُونَ وَكَيْفَ يَرْمُونَ فَعَلَّمَهُمْ مَنَاسِكَهُمْ فَلَمَّا فَرَغَ قَامَ عَلِيٌّ فَقَرَأَ بَرَاءَةَ عَلَى النَّاسِ حَتَّى خَتَمَهَا . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنُ خُثَيْمٍ لَيْسَ بِالْقَوِيِّ فِي الْحَدِيثِ وَإِنَّمَا أَخْرَجْتُ هَذَا لِئَلاَّ يُجْعَلَ ابْنُ جُرَيْجٍ عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ وَمَا كَتَبْنَاهُ إِلاَّ عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ وَيَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ لَمْ يَتْرُكْ حَدِيثَ ابْنِ خُثَيْمٍ وَلاَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ إِلاَّ أَنَّ عَلِيَّ بْنَ الْمَدِينِيِّ قَالَ ابْنُ خُثَيْمٍ مُنْكَرُ الْحَدِيثِ وَكَأَنَّ عَلِيَّ بْنَ الْمَدِينِيِّ خُلِقَ لِلْحَدِيثِ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 2993 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü