Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:
“Eğer Allah'ı ve Resûlünü istiyorsanız...” (Ahzâb 33/29) âyeti inince Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) yanıma girdi ve işe benden başlayarak şöyle buyurdu: “Ey Âişe! Sana bir şey söyleyeceğim; anne babana danışıncaya kadar acele etmemende bir sakınca yok.” Âişe dedi ki: Allah'a yemin ederim ki, anne babamın bana ondan ayrılmamı emretmeyeceklerini biliyordu. Bana şu âyeti okudu: “Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız...” (Ahzâb 33/28). Ben de “Bu konuda mı anne babama danışacağım? Ben Allah'ı ve Resûlünü istiyorum” dedim.
Ebû Abdurrahmân (en-Nesâî) dedi ki: Bu (rivayet) hatadır; birincisi doğruya daha yakındır. Allah (sübhânehû ve teâlâ) daha iyi bilir.
Sünen-i Nesâî 3440, Kitap 27, Hadis 52
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ ثَوْرٍ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَمَّا نَزَلَتْ { إِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ اللَّهَ وَرَسُولَهُ } دَخَلَ عَلَىَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَدَأَ بِي فَقَالَ " يَا عَائِشَةُ إِنِّي ذَاكِرٌ لَكِ أَمْرًا فَلاَ عَلَيْكِ أَنْ لاَ تُعَجِّلِي حَتَّى تَسْتَأْمِرِي أَبَوَيْكِ " . قَالَتْ قَدْ عَلِمَ وَاللَّهِ أَنَّ أَبَوَىَّ لَمْ يَكُونَا لِيَأْمُرَانِّي بِفِرَاقِهِ فَقَرَأَ عَلَىَّ { يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لأَزْوَاجِكَ إِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا وَزِينَتَهَا } فَقُلْتُ أَفِي هَذَا أَسْتَأْمِرُ أَبَوَىَّ فَإِنِّي أُرِيدُ اللَّهَ وَرَسُولَهُ . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ هَذَا خَطَأٌ وَالأَوَّلُ أَوْلَى بِالصَّوَابِ وَاللَّهُ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى أَعْلَمُ .