Ey Bilâl! Ona bir ukiyye tart ve bir kırat da fazla ver.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 4639, Kitap 44, Hadis 191
Sahih
Türkçe meal

Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Bir yolculukta Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikteydim; bir deve üzerindeydim. “Neden insanların en arkasındasın?” buyurdu. “Devem yoruldu” dedim. Kuyruğundan tuttu, sonra onu sesle sürdü. Artık ben insanların en önündeydim; (devenin) başı (onu zaptetmek) beni uğraştırıyordu. Medine'ye yaklaştığımızda: “Deve ne oldu? Onu bana sat” buyurdu. “Hayır, o senindir, ey Allah'ın Resûlü” dedim. “Hayır, onu bana sat” buyurdu. “Hayır, o senindir” dedim. “Hayır, onu bana sat; onu bir ukiyyeye aldım. Ona bin; Medine'ye varınca onu bize getir” buyurdu. Medine'ye varınca onu kendisine getirdim. Bilâl'e: “Ey Bilâl! Ona bir ukiyye tart ve bir kırat da fazla ver” buyurdu. Dedim ki: “Bu, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) bana fazladan verdiği bir şeydir.” O (kırat) benden hiç ayrılmadı; onu bir keseye koydum. Harre günü Şam halkı gelip bizden aldıklarını alıncaya kadar yanımda kaldı.

Sünen-i Nesâî 4639, Kitap 44, Hadis 191

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ وَكُنْتُ عَلَى جَمَلٍ فَقَالَ " مَا لَكَ فِي آخِرِ النَّاسِ " . قُلْتُ أَعْيَا بَعِيرِي فَأَخَذَ بِذَنَبِهِ ثُمَّ زَجَرَهُ فَإِنْ كُنْتُ إِنَّمَا أَنَا فِي أَوَّلِ النَّاسِ يُهِمُّنِي رَأْسُهُ فَلَمَّا دَنَوْنَا مِنَ الْمَدِينَةِ قَالَ " مَا فَعَلَ الْجَمَلُ بِعْنِيهِ " . قُلْتُ لاَ بَلْ هُوَ لَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " لاَ بَلْ بِعْنِيهِ " . قُلْتُ لاَ بَلْ هُوَ لَكَ . قَالَ " لاَ بَلْ بِعْنِيهِ قَدْ أَخَذْتُهُ بِوُقِيَّةٍ ارْكَبْهُ فَإِذَا قَدِمْتَ الْمَدِينَةَ فَائْتِنَا بِهِ " . فَلَمَّا قَدِمْتُ الْمَدِينَةَ جِئْتُهُ بِهِ فَقَالَ لِبِلاَلٍ " يَا بِلاَلُ زِنْ لَهُ أُوقِيَّةً وَزِدْهُ قِيرَاطًا " . قُلْتُ هَذَا شَىْءٌ زَادَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمْ يُفَارِقْنِي فَجَعَلْتُهُ فِي كِيسٍ فَلَمْ يَزَلْ عِنْدِي حَتَّى جَاءَ أَهْلُ الشَّامِ يَوْمَ الْحَرَّةِ فَأَخَذُوا مِنَّا مَا أَخَذُوا .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 4639 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü