Sizden elli kişi yemin etsin; yoksa yahudiler elli kişinin yeminiyle kendilerini aklar

Kaynak
Sünen-i Nesâî 4713, Kitap 45, Hadis 8
Sahih
Türkçe meal

Sehl b. Ebû Hasme ile Râfi' b. Hadîc (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Muhayyisa b. Mes'ûd ile Abdullah b. Sehl bir ihtiyaçları için Hayber'e gittiler ve hurmalıklar arasında birbirlerinden ayrıldılar. Abdullah b. Sehl öldürüldü. Kardeşi Abdurrahmân b. Sehl ile amcasının oğulları Huvayyisa ve Muhayyisa Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldiler. Abdurrahmân kardeşinin durumu hakkında konuştu; o, onların en küçüğüydü. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Büyük! Daha büyük olan başlasın” buyurdu. Onlar da adamlarının durumu hakkında konuştular. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) –(râvi) anlamı şu olan bir söz zikretti–: “Sizden elli kişi yemin etsin” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Şahit olmadığımız bir iş; nasıl yemin ederiz?” dediler. “O hâlde yahudiler kendilerinden elli kişinin yeminiyle sizin iddianızdan kurtulur” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Onlar kâfir bir kavim” dediler. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun diyetini kendi tarafından ödedi. Sehl dedi ki: Onların bir ağılına girdim; o develerden bir dişi deve bana tekme attı.

Sünen-i Nesâî 4713, Kitap 45, Hadis 8

Arapça metin
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، قَالَ أَنْبَأَنَا حَمَّادٌ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، وَرَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، أَنَّهُمَا حَدَّثَاهُ أَنَّ مُحَيِّصَةَ بْنَ مَسْعُودٍ وَعَبْدَ اللَّهِ بْنَ سَهْلٍ أَتَيَا خَيْبَرَ فِي حَاجَةٍ لَهُمَا فَتَفَرَّقَا فِي النَّخْلِ فَقُتِلَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَهْلٍ فَجَاءَ أَخُوهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَهْلٍ وَحُوَيِّصَةُ وَمُحَيِّصَةُ ابْنَا عَمِّهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَتَكَلَّمَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ فِي أَمْرِ أَخِيهِ - وَهُوَ أَصْغَرُ مِنْهُمْ - فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْكُبْرَ لِيَبْدَأَ الأَكْبَرُ " . فَتَكَلَّمَا فِي أَمْرِ صَاحِبِهِمَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَذَكَرَ كَلِمَةً مَعْنَاهَا " يُقْسِمُ خَمْسُونَ مِنْكُمْ " . فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَمْرٌ لَمْ نَشْهَدْهُ كَيْفَ نَحْلِفُ قَالَ " فَتُبَرِّئُكُمْ يَهُودُ بِأَيْمَانِ خَمْسِينَ مِنْهُمْ " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَوْمٌ كُفَّارٌ . فَوَدَاهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ قِبَلِهِ . قَالَ سَهْلٌ فَدَخَلْتُ مِرْبَدًا لَهُمْ فَرَكَضَتْنِي نَاقَةٌ مِنْ تِلْكَ الإِبِلِ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 4713 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü