Barış zamanında Hayber'de öldürülen Abdullah b. Sehl için yakınlarına kasâme yemini teklif edildi

Kaynak
Sünen-i Nesâî 4714, Kitap 45, Hadis 9
Sahih
Türkçe meal

Sehl b. Ebû Hasme (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Abdullah b. Sehl ile Muhayyisa b. Mes'ûd b. Zeyd Hayber'e gittiler; o gün (Hayber ile) barış hâli vardı. İhtiyaçları için birbirlerinden ayrıldılar. Muhayyisa, Abdullah b. Sehl'in yanına vardığında onu kanı içinde çırpınır, öldürülmüş hâlde buldu. Onu defnetti, sonra Medine'ye geldi. Abdurrahmân b. Sehl, Huvayyisa ve Muhayyisa Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gittiler. Topluluğun yaşça en küçüğü olan Abdurrahmân konuşmaya başlayınca Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Büyüğü öne geçir” buyurdu. O sustu, ikisi konuştu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Sizden elli yeminle yemin edip adamınızın kanına –ya da katilinize– hak kazanır mısınız?” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Şahit olmadığımız ve görmediğimiz hâlde nasıl yemin ederiz?” dediler. “Yahudiler elli yeminle sizin iddianızdan kurtulur” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Kâfir bir kavmin yeminlerini nasıl alırız?” dediler. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun diyetini kendi yanından ödedi.

Sünen-i Nesâî 4714, Kitap 45, Hadis 9

Arapça metin
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا بِشْرٌ، - وَهُوَ ابْنُ الْمُفَضَّلِ - قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ سَهْلٍ، وَمُحَيِّصَةَ بْنَ مَسْعُودِ بْنِ زَيْدٍ، أَنَّهُمَا أَتَيَا خَيْبَرَ وَهُوَ يَوْمَئِذٍ صُلْحٌ فَتَفَرَّقَا لِحَوَائِجِهِمَا فَأَتَى مُحَيِّصَةُ عَلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَهْلٍ وَهُوَ يَتَشَحَّطُ فِي دَمِهِ قَتِيلاً فَدَفَنَهُ ثُمَّ قَدِمَ الْمَدِينَةَ فَانْطَلَقَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَهْلٍ وَحُوَيِّصَةُ وَمُحَيِّصَةُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَهَبَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ يَتَكَلَّمُ - وَهُوَ أَحْدَثُ الْقَوْمِ سِنًّا - فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كَبِّرِ الْكُبْرَ " . فَسَكَتَ فَتَكَلَّمَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَتَحْلِفُونَ بِخَمْسِينَ يَمِينًا مِنْكُمْ فَتَسْتَحِقُّونَ دَمَ صَاحِبِكُمْ أَوْ قَاتِلِكُمْ " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ نَحْلِفُ وَلَمْ نَشْهَدْ وَلَمْ نَرَ قَالَ " تُبَرِّئُكُمْ يَهُودُ بِخَمْسِينَ يَمِينًا " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ نَأْخُذُ أَيْمَانَ قَوْمٍ كُفَّارٍ فَعَقَلَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ عِنْدِهِ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 4714 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü