Şahit olmadığımız ve görmediğimiz hâlde nasıl yemin ederiz?

Kaynak
Sünen-i Nesâî 4715, Kitap 45, Hadis 10
Sahih
Türkçe meal

Sehl b. Ebû Hasme (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Abdullah b. Sehl ile Muhayyisa b. Mes'ûd b. Zeyd Hayber'e gittiler; orası o gün barış hâlindeydi. İhtiyaçları için birbirlerinden ayrıldılar. Muhayyisa, Abdullah b. Sehl'in yanına vardığında onu kanı içinde çırpınır, öldürülmüş hâlde buldu. Onu defnetti, sonra Medine'ye geldi. Abdurrahmân b. Sehl ile Mes'ûd'un iki oğlu Huvayyisa ve Muhayyisa Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gittiler. Abdurrahmân konuşmaya başlayınca Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Büyüğü öne geçir” buyurdu; o, topluluğun en küçüğüydü. O sustu, ikisi konuştu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Sizden elli yeminle yemin edip katilinize –ya da adamınıza– hak kazanır mısınız?” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Şahit olmadığımız ve görmediğimiz hâlde nasıl yemin ederiz?” dediler. “Yahudiler elli (yeminle) sizin iddianızdan kurtulsun mu?” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Kâfir bir kavmin yeminlerini nasıl alırız?” dediler. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun diyetini kendi yanından ödedi.

Sünen-i Nesâî 4715, Kitap 45, Hadis 10

Arapça metin
أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، قَالَ انْطَلَقَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَهْلٍ وَمُحَيِّصَةُ بْنُ مَسْعُودِ بْنِ زَيْدٍ إِلَى خَيْبَرَ وَهِيَ يَوْمَئِذٍ صُلْحٌ فَتَفَرَّقَا فِي حَوَائِجِهِمَا فَأَتَى مُحَيِّصَةُ عَلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَهْلٍ وَهُوَ يَتَشَحَّطُ فِي دَمِهِ قَتِيلاً فَدَفَنَهُ ثُمَّ قَدِمَ الْمَدِينَةَ فَانْطَلَقَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَهْلٍ وَحُوَيِّصَةُ وَمُحَيِّصَةُ ابْنَا مَسْعُودٍ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَهَبَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ يَتَكَلَّمُ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كَبِّرِ الْكُبْرَ " . وَهُوَ أَحْدَثُ الْقَوْمِ فَسَكَتَ فَتَكَلَّمَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَتَحْلِفُونَ بِخَمْسِينَ يَمِينًا مِنْكُمْ وَتَسْتَحِقُّونَ قَاتِلَكُمْ أَوْ صَاحِبَكُمْ " . فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ نَحْلِفُ وَلَمْ نَشْهَدْ وَلَمْ نَرَ فَقَالَ " أَتُبَرِّئُكُمْ يَهُودُ بِخَمْسِينَ " . فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ نَأْخُذُ أَيْمَانَ قَوْمٍ كُفَّارٍ فَعَقَلَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ عِنْدِهِ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 4715 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü