Elli yemin edip katilinize hak kazanırsınız

Kaynak
Sünen-i Nesâî 4716, Kitap 45, Hadis 11
Sahih
Türkçe meal

Sehl b. Ebû Hasme (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Abdullah b. Sehl el-Ensârî ile Muhayyisa b. Mes'ûd Hayber'e çıktılar ve ihtiyaçları için birbirlerinden ayrıldılar. Abdullah b. Sehl el-Ensârî öldürüldü. Muhayyisa, maktulün kardeşi Abdurrahmân ve Huvayyisa b. Mes'ûd gelip Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına vardılar. Abdurrahmân konuşmaya başlayınca Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Büyüğü (öne geçir), büyüğü!” buyurdu. Muhayyisa ile Huvayyisa konuşup Abdullah b. Sehl'in durumunu anlattılar. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Elli yemin edip katilinize hak kazanırsınız” buyurdu. “Şahit olmadığımız ve orada bulunmadığımız hâlde nasıl yemin ederiz?” dediler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “O hâlde yahudiler elli yeminle sizin iddianızdan kurtulur” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Kâfir bir kavmin yeminlerini nasıl kabul ederiz?” dediler. (Râvi) dedi ki: Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun diyetini ödedi. Büşeyr dedi ki: Sehl b. Ebû Hasme bana şöyle dedi: O (diyet) develerinden bir dişi deve, bizim bir ağılımızda bana tekme attı.

Sünen-i Nesâî 4716, Kitap 45, Hadis 11

Arapça metin
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، يَقُولُ أَخْبَرَنِي بُشَيْرُ بْنُ يَسَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ سَهْلٍ الأَنْصَارِيَّ، وَمُحَيِّصَةَ بْنَ مَسْعُودٍ، خَرَجَا إِلَى خَيْبَرَ فَتَفَرَّقَا فِي حَاجَتِهِمَا فَقُتِلَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَهْلٍ الأَنْصَارِيُّ فَجَاءَ مُحَيِّصَةُ وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ أَخُو الْمَقْتُولِ وَحُوَيِّصَةُ بْنُ مَسْعُودٍ حَتَّى أَتَوْا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَهَبَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ يَتَكَلَّمُ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " الْكُبْرَ الْكُبْرَ " . فَتَكَلَّمَ مُحَيِّصَةُ وَحُوَيِّصَةُ فَذَكَرُوا شَأْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَهْلٍ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " تَحْلِفُونَ خَمْسِينَ يَمِينًا فَتَسْتَحِقُّونَ قَاتِلَكُمْ " . قَالُوا كَيْفَ نَحْلِفُ وَلَمْ نَشْهَدْ وَلَمْ نَحْضُرْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَتُبَرِّئُكُمْ يَهُودُ بِخَمْسِينَ يَمِينًا " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ نَقْبَلُ أَيْمَانَ قَوْمٍ كُفَّارٍ قَالَ فَوَدَاهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ بُشَيْرٌ قَالَ لِي سَهْلُ بْنُ أَبِي حَثْمَةَ لَقَدْ رَكَضَتْنِي فَرِيضَةٌ مِنْ تِلْكَ الْفَرَائِضِ فِي مِرْبَدٍ لَنَا .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 4716 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü