Ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım, yatsıyı ancak bu vakitte kılmalarını emrederdim.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 531, Kitap 6, Hadis 38
Sahih
Türkçe meal

İbn Cüreyc şöyle rivayet etti:

Atâ'ya: “İmam olarak veya yalnız başıma atameyi (yatsıyı) hangi vakitte kılmam sana daha sevimli gelir?” dedim. Dedi ki: İbn Abbâs'ı şöyle derken işittim: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir gece atameyi geciktirdi; öyle ki insanlar uyudular, uyandılar, yine uyudular, uyandılar. Bunun üzerine Ömer kalktı ve ‘Namaz! Namaz!’ dedi.” Atâ dedi ki: İbn Abbâs şöyle dedi: “Allah'ın Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem) çıktı —sanki şimdi ona bakıyorum— başından su damlıyordu, elini başının bir yanına koymuştu.” (Atâ) dedi ki: Ve (eliyle) işaret etti. Ben de Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) elini başına nasıl koyduğunu Atâ'dan iyice öğrenmek istedim; İbn Abbâs'ın işaret ettiği gibi bana işaret etti. Atâ parmaklarının arasını biraz açtı, sonra onları (başına) koydu; parmak uçları başın ön tarafına ulaştı. Sonra onları birleştirdi ve başın üzerinde öylece gezdirdi; nihayet iki başparmağı kulağın yüze bitişik ucuna değdi; sonra şakak ve alın kenarı üzerinden geçirdi. Ne ağır davranıyor ne de bastırıyordu, ancak böyle (yapıyordu). Sonra (Peygamber) şöyle buyurdu: “Ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım, onu ancak böyle (bu vakitte) kılmalarını emrederdim.”

Sünen-i Nesâî 531, Kitap 6, Hadis 38

Arapça metin
أَخْبَرَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ، وَيُوسُفُ بْنُ سَعِيدٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالاَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ قُلْتُ لِعَطَاءٍ أَىُّ حِينٍ أَحَبُّ إِلَيْكَ أَنْ أُصَلِّيَ الْعَتَمَةَ إِمَامًا أَوْ خِلْوًا قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ يَقُولُ أَعْتَمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ لَيْلَةٍ بِالْعَتَمَةِ حَتَّى رَقَدَ النَّاسُ وَاسْتَيْقَظُوا وَرَقَدُوا وَاسْتَيْقَظُوا فَقَامَ عُمَرُ فَقَالَ الصَّلاَةَ الصَّلاَةَ قَالَ عَطَاءٌ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ خَرَجَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَيْهِ الآنَ يَقْطُرُ رَأْسُهُ مَاءً وَاضِعًا يَدَهُ عَلَى شِقِّ رَأْسِهِ قَالَ وَأَشَارَ فَاسْتَثْبَتُّ عَطَاءً كَيْفَ وَضَعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ عَلَى رَأْسِهِ فَأَوْمَأَ إِلَىَّ كَمَا أَشَارَ ابْنُ عَبَّاسٍ فَبَدَّدَ لِي عَطَاءٌ بَيْنَ أَصَابِعِهِ بِشَىْءٍ مِنْ تَبْدِيدٍ ثُمَّ وَضَعَهَا فَانْتَهَى أَطْرَافُ أَصَابِعِهِ إِلَى مُقَدَّمِ الرَّأْسِ ثُمَّ ضَمَّهَا يَمُرُّ بِهَا كَذَلِكَ عَلَى الرَّأْسِ حَتَّى مَسَّتْ إِبْهَامَاهُ طَرَفَ الأُذُنِ مِمَّا يَلِي الْوَجْهَ ثُمَّ عَلَى الصَّدْغِ وَنَاحِيَةِ الْجَبِينِ لاَ يَقْصُرُ وَلاَ يَبْطُشُ شَيْئًا إِلاَّ كَذَلِكَ ثُمَّ قَالَ " لَوْلاَ أَنْ أَشُقَّ عَلَى أُمَّتِي لأَمَرْتُهُمْ أَنْ لاَ يُصَلُّوهَا إِلاَّ هَكَذَا " .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 531 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü