Abdullah b. Mes'ûd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Üzerimizden öyle bir zaman geçti ki biz hüküm vermiyorduk, o mevkide de değildik. Allah (azze ve celle) gördüğünüz (bu) duruma ulaşmamızı takdir etti. Bugünden sonra kime bir hüküm vermek durumu arz olursa, onda Allah'ın Kitabı'nda olanla hüküm versin. Eğer Allah'ın Kitabı'nda bulunmayan bir mesele gelirse, Peygamberi'nin hükmettiği şeyle hüküm versin. Eğer Allah'ın Kitabı'nda bulunmayan ve Peygamberi'nin (sallallahu aleyhi ve sellem) de hükmetmediği bir mesele gelirse, sâlihlerin hükmettiği şeyle hüküm versin. Hiçbiriniz ‘Ben korkuyorum, ben korkuyorum’ demesin. Çünkü helal bellidir, haram da bellidir; ikisinin arasında şüpheli işler vardır. Seni şüpheye düşüreni bırak, şüpheye düşürmeyene yönel.
Sünen-i Nesâî 5398, Kitap 49, Hadis 20