Peygamber'in ayakta bevlettiğini size söyleyene inanmayın; o ancak oturarak bevlederdi.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 12, Kitap 1, Hadis 12
Hasen
Türkçe meal

Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ayakta bevlettiğini size söyleyene inanmayın; o ancak oturarak bevlederdi.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ömer'den, Büreyde'den ve Abdurrahman b. Hasene'den de rivayet vardır. Âişe'nin hadisi bu babdaki en güzel ve en sahih rivayettir. Ömer'in hadisi ise yalnızca Abdülkerîm b. Ebü'l-Muhârik'in Nâfi'den, onun İbn Ömer'den, onun da Ömer'den rivayetiyle gelmiştir. Ömer dedi ki: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) beni ayakta bevlederken gördü ve “Ey Ömer! Ayakta bevletme” buyurdu. Bundan sonra bir daha ayakta bevletmedim.

Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadisi merfû olarak yalnızca Abdülkerîm b. Ebü'l-Muhârik rivayet etmiştir; o hadis ehline göre zayıftır; Eyyûb es-Sahtiyânî onu zayıf saymış ve hakkında tenkitte bulunmuştur. Ubeydullah da Nâfi'den, o İbn Ömer'den şöyle rivayet etti: Ömer (radıyallahu anh) “Müslüman olduğumdan beri ayakta bevletmedim” dedi. Bu, Abdülkerîm'in hadisinden daha sahihtir. Büreyde'nin bu konudaki hadisi mahfûz değildir. Ayakta bevletme yasağının anlamı haram kılma değil, edep öğretmedir. Abdullah b. Mes'ûd'un da şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Ayakta bevletmen kabalıktandır.”

Câmiu't-Tirmizî 12, Kitap 1, Hadis 12

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، أَخْبَرَنَا شَرِيكٌ، عَنِ الْمِقْدَامِ بْنِ شُرَيْحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَنْ حَدَّثَكُمْ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَبُولُ قَائِمًا فَلاَ تُصَدِّقُوهُ مَا كَانَ يَبُولُ إِلاَّ قَاعِدًا . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عُمَرَ وَبُرَيْدَةَ وَعَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ حَسَنَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ عَائِشَةَ أَحْسَنُ شَيْءٍ فِي هَذَا الْبَابِ وَأَصَحُّ . وَحَدِيثُ عُمَرَ إِنَّمَا رُوِيَ مِنْ حَدِيثِ عَبْدِ الْكَرِيمِ بْنِ أَبِي الْمُخَارِقِ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنْ عُمَرَ قَالَ رَآنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَأَنَا أَبُولُ قَائِمًا فَقَالَ " يَا عُمَرُ لاَ تَبُلْ قَائِمًا " . فَمَا بُلْتُ قَائِمًا بَعْدُ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَإِنَّمَا رَفَعَ هَذَا الْحَدِيثَ عَبْدُ الْكَرِيمِ بْنُ أَبِي الْمُخَارِقِ وَهُوَ ضَعِيفٌ عِنْدَ أَهْلِ الْحَدِيثِ ضَعَّفَهُ أَيُّوبُ السَّخْتِيَانِيُّ وَتَكَلَّمَ فِيهِ . وَرَوَى عُبَيْدُ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ قَالَ عُمَرُ رضى الله عنه مَا بُلْتُ قَائِمًا مُنْذُ أَسْلَمْتُ . وَهَذَا أَصَحُّ مِنْ حَدِيثِ عَبْدِ الْكَرِيمِ وَحَدِيثُ بُرَيْدَةَ فِي هَذَا غَيْرُ مَحْفُوظٍ . وَمَعْنَى النَّهْىِ عَنِ الْبَوْلِ قَائِمًا عَلَى التَّأْدِيبِ لاَ عَلَى التَّحْرِيمِ . وَقَدْ رُوِيَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ قَالَ إِنَّ مِنَ الْجَفَاءِ أَنْ تَبُولَ وَأَنْتَ قَائِمٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 12 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü