Altını altınla ancak misli misline satın; hazır olmayanı hazır olanla satmayın.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1241, Kitap 14, Hadis 41
Sahih
Türkçe meal

Nâfi' şöyle rivayet etti:

Ben ve İbn Ömer, Ebû Saîd'e gittik. Bize Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu anlattı -şu iki kulağım onu işitti-: “Altını altınla ancak misli misline, gümüşü gümüşle ancak misli misline satın; birini diğerinden fazla tutmayın. Bunlardan hazır olmayanı hazır olanla satmayın.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ebû Bekir, Ömer, Osmân, Ebû Hüreyre, Hişâm b. Âmir, Berâ, Zeyd b. Erkam, Fedâle b. Ubeyd, Ebû Bekre, İbn Ömer, Ebü'd-Derdâ ve Bilâl'den de rivayet vardır. Ebû Saîd'in ribâ hakkında Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet ettiği hadis hasen sahihtir. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından ve başkalarından ilim ehli buna göre amel eder; ancak İbn Abbâs'tan rivayet edilen müstesnadır: O, elden ele olduğu takdirde altının altınla, gümüşün gümüşle farklı miktarda satılmasında bir sakınca görmez ve “Ribâ ancak veresiyededir” derdi. Onun bazı arkadaşlarından da bu yönde bir şey rivayet edilmiştir. İbn Abbâs'ın, Ebû Saîd el-Hudrî kendisine Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) hadis rivayet edince bu görüşünden döndüğü de rivayet edilmiştir. Birinci görüş daha sahihtir. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından ve başkalarından ilim ehli buna göre amel eder; Süfyân es-Sevrî, İbnü'l-Mübârek, Şâfiî, Ahmed ve İshâk'ın görüşü budur. İbnü'l-Mübârek'in, “Sarf konusunda ihtilaf yoktur” dediği rivayet edilmiştir.

Câmiu't-Tirmizî 1241, Kitap 14, Hadis 41

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، أَخْبَرَنَا حُسَيْنُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا شَيْبَانُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ نَافِعٍ، قَالَ انْطَلَقْتُ أَنَا وَابْنُ، عُمَرَ إِلَى أَبِي سَعِيدٍ فَحَدَّثَنَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ سَمِعَتْهُ أُذُنَاىَ هَاتَانِ يَقُولُ " لاَ تَبِيعُوا الذَّهَبَ بِالذَّهَبِ إِلاَّ مِثْلاً بِمِثْلٍ وَالْفِضَّةَ بِالْفِضَّةِ إِلاَّ مِثْلاً بِمِثْلٍ لاَ يُشَفُّ بَعْضُهُ عَلَى بَعْضٍ وَلاَ تَبِيعُوا مِنْهُ غَائِبًا بِنَاجِزٍ " . قَالَ أَبُو عِيسَى وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَأَبِي هُرَيْرَةَ وَهِشَامِ بْنِ عَامِرٍ وَالْبَرَاءِ وَزَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ وَفَضَالَةَ بْنِ عُبَيْدٍ وَأَبِي بَكْرَةَ وَابْنِ عُمَرَ وَأَبِي الدَّرْدَاءِ وَبِلاَلٍ . قَالَ وَحَدِيثُ أَبِي سَعِيدٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي الرِّبَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَغَيْرِهِمْ إِلاَّ مَا رُوِيَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّهُ كَانَ لاَ يَرَى بَأْسًا أَنْ يُبَاعَ الذَّهَبُ بِالذَّهَبِ مُتَفَاضِلاً وَالْفِضَّةُ بِالْفِضَّةِ مُتَفَاضِلاً إِذَا كَانَ يَدًا بِيَدٍ . وَقَالَ إِنَّمَا الرِّبَا فِي النَّسِيئَةِ . وَكَذَلِكَ رُوِيَ عَنْ بَعْضِ أَصْحَابِهِ شَيْءٌ مِنْ هَذَا وَقَدْ رُوِيَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّهُ رَجَعَ عَنْ قَوْلِهِ حِينَ حَدَّثَهُ أَبُو سَعِيدٍ الْخُدْرِيُّ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . وَالْقَوْلُ الأَوَّلُ أَصَحُّ . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَغَيْرِهِمْ وَهُوَ قَوْلُ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ وَابْنِ الْمُبَارَكِ وَالشَّافِعِيِّ وَأَحْمَدَ وَإِسْحَاقَ . وَرُوِيَ عَنِ ابْنِ الْمُبَارَكِ أَنَّهُ قَالَ لَيْسَ فِي الصَّرْفِ اخْتِلاَفٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1241 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü