Mâlik b. Evs b. el-Hadesân şöyle rivayet etti:
“Kim dirhem bozdurur (sarf yapar)?” diyerek geldim. Ömer b. Hattâb'ın yanında bulunan Talha b. Ubeydullah, “Altınını bize göster, sonra hizmetçimiz geldiğinde bize gel, gümüşünü verelim” dedi. Bunun üzerine Ömer, “Hayır, vallahi! Ya ona gümüşünü verirsin ya da altınını ona geri verirsin. Çünkü Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: ‘Gümüşün altınla (değişimi), al-ver olmadıkça ribâdır; buğdayın buğdayla (değişimi), al-ver olmadıkça ribâdır; arpanın arpayla (değişimi), al-ver olmadıkça ribâdır; hurmanın hurmayla (değişimi), al-ver olmadıkça ribâdır.’” dedi.
Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. İlim ehli buna göre amel eder. “Al-ver olmadıkça” (illâ hâe ve hâe) sözünün anlamı “elden ele” demektir.
Câmiu't-Tirmizî 1243, Kitap 14, Hadis 43