Hayız kanı bulaşan elbiseyi kazı, su ile ov, üzerine su serp ve onunla namaz kıl.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 138, Kitap 1, Hadis 138
Sahih
Türkçe meal

Esmâ bint Ebû Bekir (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Bir kadın Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) hayız kanı bulaşan elbiseyi sordu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Onu kazı, sonra su ile ov, sonra üzerine su serp ve onunla namaz kıl” buyurdu.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ebû Hüreyre'den ve Ümmü Kays bint Mihsan'dan da rivayet vardır. Esmâ'nın kanı yıkamaya dair hadisi hasen sahihtir. İlim ehli, elbisede bulunan ve kişinin onu yıkamadan içinde namaz kıldığı kan hakkında ihtilaf etmiştir. Tâbiînden bazı ilim ehli: “Kan bir dirhem miktarı olur da kişi onu yıkamadan içinde namaz kılarsa namazı iade eder” demiştir. Bazıları da: “Kan dirhem miktarından fazla ise namazı iade eder” demiştir; Süfyân es-Sevrî ve İbnü'l-Mübârek'in görüşü budur. Tâbiînden ve diğerlerinden bazı ilim ehli ise dirhem miktarından fazla olsa bile iadeyi gerekli görmemiştir; Ahmed ve İshâk da bunu söyler. Şâfiî ise “Dirhem miktarından az olsa bile yıkamak gerekir” demiş ve bu konuda sıkı davranmıştır.

Câmiu't-Tirmizî 138, Kitap 1, Hadis 138

Arapça metin
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ الْمُنْذِرِ، عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ، أَنَّ امْرَأَةً، سَأَلَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَنِ الثَّوْبِ يُصِيبُهُ الدَّمُ مِنَ الْحَيْضَةِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " حُتِّيهِ ثُمَّ اقْرُصِيهِ بِالْمَاءِ ثُمَّ رُشِّيهِ وَصَلِّي فِيهِ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَأُمِّ قَيْسٍ بِنْتِ مِحْصَنٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ أَسْمَاءَ فِي غَسْلِ الدَّمِ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَقَدِ اخْتَلَفَ أَهْلُ الْعِلْمِ فِي الدَّمِ يَكُونُ عَلَى الثَّوْبِ فَيُصَلِّي فِيهِ قَبْلَ أَنْ يَغْسِلَهُ قَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنَ التَّابِعِينَ إِذَا كَانَ الدَّمُ مِقْدَارَ الدِّرْهَمِ فَلَمْ يَغْسِلْهُ وَصَلَّى فِيهِ أَعَادَ الصَّلاَةَ . وَقَالَ بَعْضُهُمْ إِذَا كَانَ الدَّمُ أَكْثَرَ مِنْ قَدْرِ الدِّرْهَمِ أَعَادَ الصَّلاَةَ . وَهُوَ قَوْلُ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ وَابْنِ الْمُبَارَكِ . وَلَمْ يُوجِبْ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنَ التَّابِعِينَ وَغَيْرِهِمْ عَلَيْهِ الإِعَادَةَ وَإِنْ كَانَ أَكْثَرَ مِنْ قَدْرِ الدِّرْهَمِ . وَبِهِ يَقُولُ أَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ . وَقَالَ الشَّافِعِيُّ يَجِبُ عَلَيْهِ الْغَسْلُ وَإِنْ كَانَ أَقَلَّ مِنْ قَدْرِ الدِّرْهَمِ وَشَدَّدَ فِي ذَلِكَ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 138 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü