Peygamber def-i hacet etmek istediğinde yere yaklaşıncaya kadar elbisesini kaldırmazdı.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 14, Kitap 1, Hadis 14
Zayıf
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) def-i hacet etmek istediğinde yere yaklaşıncaya kadar elbisesini kaldırmazdı.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Muhammed b. Rebîa bu hadisi A'meş'ten, o da Enes'ten böyle rivayet etti. Vekî' ve Ebû Yahyâ el-Himmânî ise A'meş'ten şöyle rivayet ettiler: İbn Ömer dedi ki: “Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) def-i hacet etmek istediğinde yere yaklaşıncaya kadar elbisesini kaldırmazdı.” Her iki hadis de mürseldir. A'meş'in ne Enes'ten ne de Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashâbından herhangi birinden hadis işitmediği söylenir. Bununla birlikte Enes b. Mâlik'i görmüştür; “Onu namaz kılarken gördüm” demiş ve ondan namazla ilgili bir olay anlatmıştır. A'meş'in adı Süleymân b. Mihrân, künyesi Ebû Muhammed el-Kâhilî'dir; onların (Kâhil oğullarının) mevlâsıdır. A'meş dedi ki: “Babam hamîl (başka diyardan küçükken getirilmiş biri) idi; Mesrûk onu mirasçı kıldı.”

Câmiu't-Tirmizî 14, Kitap 1, Hadis 14

Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ السَّلاَمِ بْنُ حَرْبٍ الْمُلاَئِيُّ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَرَادَ الْحَاجَةَ لَمْ يَرْفَعْ ثَوْبَهُ حَتَّى يَدْنُوَ مِنَ الأَرْضِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَكَذَا رَوَى مُحَمَّدُ بْنُ رَبِيعَةَ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ أَنَسٍ هَذَا الْحَدِيثَ . وَرَوَى وَكِيعٌ وَأَبُو يَحْيَى الْحِمَّانِيُّ عَنِ الأَعْمَشِ قَالَ قَالَ ابْنُ عُمَرَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَرَادَ الْحَاجَةَ لَمْ يَرْفَعْ ثَوْبَهُ حَتَّى يَدْنُوَ مِنَ الأَرْضِ . وَكِلاَ الْحَدِيثَيْنِ مُرْسَلٌ . وَيُقَالُ لَمْ يَسْمَعِ الأَعْمَشُ مِنْ أَنَسٍ وَلاَ مِنْ أَحَدٍ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ نَظَرَ إِلَى أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ رَأَيْتُهُ يُصَلِّي . فَذَكَرَ عَنْهُ حِكَايَةً فِي الصَّلاَةِ . وَالأَعْمَشُ اسْمُهُ سُلَيْمَانُ بْنُ مِهْرَانَ أَبُو مُحَمَّدٍ الْكَاهِلِيُّ وَهُوَ مَوْلًى لَهُمْ . قَالَ الأَعْمَشُ كَانَ أَبِي حَمِيلاً فَوَرَّثَهُ مَسْرُوقٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 14 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü