Namaz için kamet getirildiğinde biriniz helaya gitme ihtiyacı duyarsa önce helaya gitsin.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 142, Kitap 1, Hadis 142
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. el-Erkam (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Namaz için kamet getirildi. (Abdullah) bir adamın elinden tutup onu öne geçirdi; kendisi kavminin imamıydı. Şöyle dedi: Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: “Namaz için kamet getirildiğinde biriniz helaya gitme ihtiyacı duyarsa önce helaya gitsin.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Âişe'den, Ebû Hüreyre'den, Sevbân'dan ve Ebû Ümâme'den de rivayet vardır. Abdullah b. el-Erkam hadisi hasen sahihtir. Mâlik b. Enes, Yahyâ b. Saîd el-Kattân ve hâfızlardan birçoğu bunu böylece Hişâm b. Urve'den, babasından, Abdullah b. el-Erkam'dan rivayet etmiştir. Vüheyb ve başkaları ise Hişâm b. Urve'den, babasından, bir adamdan, Abdullah b. el-Erkam'dan rivayet etmiştir. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashâbından ve tâbiînden birçoğunun görüşü budur. Ahmed ve İshâk da bunu söyler; şöyle dediler: Kişi büyük ya da küçük abdest sıkıştırırken namaza durmaz. Namaza girdikten sonra bunlardan bir şey hissederse, kendisini (namazdan) meşgul etmedikçe namazdan ayrılmaz. İlim ehlinden bazıları da şöyle demiştir: Büyük ya da küçük abdesti sıkıştırırken, bu onu namazdan meşgul etmedikçe namaz kılmasında sakınca yoktur.

Câmiu't-Tirmizî 142, Kitap 1, Hadis 142

Arapça metin
حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَرْقَمِ، قَالَ أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ فَأَخَذَ بِيَدِ رَجُلٍ فَقَدَّمَهُ وَكَانَ إِمَامَ قَوْمِهِ وَقَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِذَا أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ وَوَجَدَ أَحَدُكُمُ الْخَلاَءَ فَلْيَبْدَأْ بِالْخَلاَءِ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَائِشَةَ وَأَبِي هُرَيْرَةَ وَثَوْبَانَ وَأَبِي أُمَامَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَرْقَمِ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . هَكَذَا رَوَى مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ وَيَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ وَغَيْرُ وَاحِدٍ مِنَ الْحُفَّاظِ عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَرْقَمِ . وَرَوَى وُهَيْبٌ وَغَيْرُهُ عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ رَجُلٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَرْقَمِ . وَهُوَ قَوْلُ غَيْرِ وَاحِدٍ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَالتَّابِعِينَ . وَبِهِ يَقُولُ أَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ قَالاَ لاَ يَقُومُ إِلَى الصَّلاَةِ وَهُوَ يَجِدُ شَيْئًا مِنَ الْغَائِطِ وَالْبَوْلِ . وَقَالاَ إِنْ دَخَلَ فِي الصَّلاَةِ فَوَجَدَ شَيْئًا مِنْ ذَلِكَ فَلاَ يَنْصَرِفْ مَا لَمْ يَشْغَلْهُ . وَقَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ لاَ بَأْسَ أَنْ يُصَلِّيَ وَبِهِ غَائِطٌ أَوْ بَوْلٌ مَا لَمْ يَشْغَلْهُ ذَلِكَ عَنِ الصَّلاَةِ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 142 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü