Namazın bir başlangıcı ve bir sonu vardır.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 151, Kitap 2, Hadis 3
Hasen
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Namazın bir başlangıcı ve bir sonu vardır. Öğle namazının vaktinin başlangıcı güneşin zevale erdiği, sonu ikindi vaktinin girdiği zamandır. İkindi namazının vaktinin başlangıcı vaktinin girdiği, sonu güneşin sarardığı zamandır. Akşamın vaktinin başlangıcı güneşin battığı, sonu ufkun (kızıllığının) kaybolduğu zamandır. Son yatsının vaktinin başlangıcı ufkun (kızıllığının) kaybolduğu, sonu gecenin yarılandığı zamandır. Sabahın vaktinin başlangıcı fecrin doğduğu, sonu güneşin doğduğu zamandır.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Abdullah b. Amr'dan da rivayet vardır.

Ebû Îsâ dedi ki: Muhammed'i (Buhârî) şöyle derken işittim: “A'meş'in vakitler hakkında Mücâhid'den rivayeti, Muhammed b. Fudayl'ın A'meş'ten rivayetinden daha sahihtir. Muhammed b. Fudayl'ın hadisi hatadır; Muhammed b. Fudayl bunda hata etmiştir.” Bize Hennâd, Ebû Üsâme'den, o Ebû İshâk el-Fezârî'den, o A'meş'ten, o da Mücâhid'den rivayet etti; (Mücâhid) şöyle dedi: “Namazın bir başlangıcı ve bir sonu vardır, denirdi.” Ve Muhammed b. Fudayl'ın A'meş'ten rivayet ettiği hadisin benzerini aynı anlamda zikretti.

Câmiu't-Tirmizî 151, Kitap 2, Hadis 3

Arapça metin
حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ لِلصَّلاَةِ أَوَّلاً وَآخِرًا وَإِنَّ أَوَّلَ وَقْتِ صَلاَةِ الظُّهْرِ حِينَ تَزُولُ الشَّمْسُ وَآخِرَ وَقْتِهَا حِينَ يَدْخُلُ وَقْتُ الْعَصْرِ وَإِنَّ أَوَّلَ وَقْتِ صَلاَةِ الْعَصْرِ حِينَ يَدْخُلُ وَقْتُهَا وَإِنَّ آخِرَ وَقْتِهَا حِينَ تَصْفَرُّ الشَّمْسُ وَإِنَّ أَوَّلَ وَقْتِ الْمَغْرِبِ حِينَ تَغْرُبُ الشَّمْسُ وَإِنَّ آخِرَ وَقْتِهَا حِينَ يَغِيبُ الأُفُقُ وَإِنَّ أَوَّلَ وَقْتِ الْعِشَاءِ الآخِرَةِ حِينَ يَغِيبُ الأُفُقُ وَإِنَّ آخِرَ وَقْتِهَا حِينَ يَنْتَصِفُ اللَّيْلُ وَإِنَّ أَوَّلَ وَقْتِ الْفَجْرِ حِينَ يَطْلُعُ الْفَجْرُ وَإِنَّ آخِرَ وَقْتِهَا حِينَ تَطْلُعُ الشَّمْسُ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو . قَالَ أَبُو عِيسَى وَسَمِعْتُ مُحَمَّدًا يَقُولُ حَدِيثُ الأَعْمَشِ عَنْ مُجَاهِدٍ فِي الْمَوَاقِيتِ أَصَحُّ مِنْ حَدِيثِ مُحَمَّدِ بْنِ فُضَيْلٍ عَنِ الأَعْمَشِ وَحَدِيثُ مُحَمَّدِ بْنِ فُضَيْلٍ خَطَأٌ أَخْطَأَ فِيهِ مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ . حَدَّثَنَا هَنَّادٌ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ الْفَزَارِيِّ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ مُجَاهِدٍ قَالَ كَانَ يُقَالُ إِنَّ لِلصَّلاَةِ أَوَّلاً وَآخِرًا فَذَكَرَ نَحْوَ حَدِيثِ مُحَمَّدِ بْنِ فُضَيْلٍ عَنِ الأَعْمَشِ نَحْوَهُ بِمَعْنَاهُ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 151 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü