Kendisine iyilik yapılan kimse "Cezâkallâhu hayran" derse, övgüde son haddi bulmuş olur.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2035, Kitap 27, Hadis 141
Hasen
Türkçe meal

Üsâme b. Zeyd (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kendisine bir iyilik yapılan kimse, iyiliği yapana 'Cezâkallâhu hayran (Allah seni hayırla mükâfatlandırsın)' derse, övgüde son haddi bulmuş olur.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen ceyyid garîbtir; onu Üsâme b. Zeyd'in rivayeti olarak yalnızca bu yoldan biliyoruz. Ebû Hüreyre'den, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) bunun benzeri rivayet edilmiştir. Muhammed'e (Buhârî) sordum, onu bilmedi. Abdurrahîm b. Hâzim el-Belhî bana şöyle anlattı: Mekkî b. İbrâhîm'in şöyle dediğini işittim: İbn Cüreyc el-Mekkî'nin yanındaydık. Bir dilenci gelip ondan istedi. İbn Cüreyc hazinedarına “Ona bir dinar ver” dedi. Hazinedar “Yanımda bir dinardan başka bir şey yok; onu verirsem sen de çoluk çocuğun da aç kalırsınız” dedi. İbn Cüreyc kızdı ve “Ver ona!” dedi. Mekkî dedi ki: Biz İbn Cüreyc'in yanındayken bir adam bir mektup ve bir kese getirdi; onu kardeşlerinden biri göndermişti. Mektupta “Sana elli dinar gönderdim” yazıyordu. İbn Cüreyc keseyi açıp saydı; bir de baktı ki elli bir dinar. Bunun üzerine İbn Cüreyc hazinedarına: “Sen bir dinar verdin, Allah onu sana geri verdi ve üstüne elli dinar daha ekledi” dedi.

Câmiu't-Tirmizî 2035, Kitap 27, Hadis 141

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ الْحَسَنِ الْمَرْوَزِيُّ، بِمَكَّةَ وَإِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعِيدٍ الْجَوْهَرِيُّ قَالاَ حَدَّثَنَا الأَحْوَصُ بْنُ جَوَّابٍ، عَنْ سُعَيْرِ بْنِ الْخِمْسِ، عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ صُنِعَ إِلَيْهِ مَعْرُوفٌ فَقَالَ لِفَاعِلِهِ جَزَاكَ اللَّهُ خَيْرًا فَقَدْ أَبْلَغَ فِي الثَّنَاءِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ جَيِّدٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ مِنْ حَدِيثِ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ إِلاَّ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ . وَقَدْ رُوِيَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ وَسَأَلْتُ مُحَمَّدًا فَلَمْ يَعْرِفْهُ . حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ حَازِمٍ الْبَلْخِيُّ قَالَ سَمِعْتُ الْمَكِّيَّ بْنَ إِبْرَاهِيمَ يَقُولُ كُنَّا عِنْدَ ابْنِ جُرَيْجٍ الْمَكِّيِّ فَجَاءَ سَائِلٌ فَسَأَلَهُ فَقَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ لِخَازِنِهِ أَعْطِهِ دِينَارًا . فَقَالَ مَا عِنْدِي إِلاَّ دِينَارٌ إِنْ أَعْطَيْتُهُ لَجُعْتَ وَعِيَالَكَ . قَالَ فَغَضِبَ وَقَالَ أَعْطِهِ . قَالَ الْمَكِّيُّ فَنَحْنُ عِنْدَ ابْنِ جُرَيْجٍ إِذْ جَاءَهُ رَجُلٌ بِكِتَابٍ وَصُرَّةٍ وَقَدْ بَعَثَ إِلَيْهِ بَعْضُ إِخْوَانِهِ وَفِي الْكِتَابِ إِنِّي قَدْ بَعَثْتُ خَمْسِينَ دِينَارًا . قَالَ فَحَلَّ ابْنُ جُرَيْجٍ الصُّرَّةَ فَعَدَّهَا فَإِذَا هِيَ أَحَدٌ وَخَمْسُونَ دِينَارًا . قَالَ فَقَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ لِخَازِنِهِ قَدْ أَعْطَيْتَ وَاحِدًا فَرَدَّهُ اللَّهُ عَلَيْكَ وَزَادَكَ خَمْسِينَ دِينَارًا .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2035 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü