Resûlullah'ın namazını en iyi bileniniz benim

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 304, Kitap 2, Hadis 156
Sahih
Türkçe meal

Muhammed b. Amr b. Atâ, Ebû Humeyd es-Sâidî'den (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Ebû Humeyd'i, aralarında Ebû Katâde b. Rib'î'nin de bulunduğu, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashâbından on kişi arasındayken şöyle derken işittim: “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) namazını en iyi bileniniz benim.” Onlar: “Sen ona sohbet bakımından bizden önce gelmiş değilsin, onun yanına bizden daha çok gidip gelmiş de değilsin” dediler. O: “Öyle, (ama yine de en iyi ben bilirim)” dedi. “Öyleyse anlat” dediler. Bunun üzerine şöyle dedi: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) namaza kalktığında dosdoğru ayakta durur ve ellerini omuzlarının hizasına gelinceye kadar kaldırırdı. Rükûa varmak istediğinde ellerini omuzlarının hizasına gelinceye kadar kaldırır, sonra ”Allâhu ekber“ der ve rükûa varırdı. Sonra dengeli dururdu; başını ne aşağı sarkıtır ne de yukarı kaldırırdı; ellerini dizlerinin üzerine koyardı. Sonra ”Semiallâhu limen hamideh“ der, ellerini kaldırır ve her kemik yerine oturuncaya kadar dosdoğru doğrulurdu. Sonra secde etmek üzere yere eğilir, sonra ”Allâhu ekber“ derdi. Sonra pazularını koltuk altlarından uzak tutar, ayak parmaklarını bükerdi. Sonra sol ayağını kıvırıp üzerine oturur, sonra her kemik yerine oturuncaya kadar dosdoğru doğrulur, sonra (yeniden) secdeye eğilir, sonra ”Allâhu ekber“ derdi. Sonra ayağını kıvırıp oturur ve her kemik yerine oturuncaya kadar doğrulur, sonra kalkardı. Sonra ikinci rekâtta da aynısını yapardı. Nihayet iki secdeden kalktığında, namaza başlarken yaptığı gibi tekbir alır ve ellerini omuzlarının hizasına gelinceye kadar kaldırırdı. Sonra namazının sona ereceği rekâta kadar böyle yapar; (o rekâtta) sol ayağını geriye alır ve teverrük ederek yan kalçası üzerine otururdu. Sonra selâm verirdi.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. “İki secdeden kalktığında ellerini kaldırırdı” sözünün anlamı, iki rekâttan kalktığında demektir.

Câmiu't-Tirmizî 304, Kitap 2, Hadis 156

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ سَمِعْتُهُ وَهُوَ، فِي عَشَرَةٍ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَحَدُهُمْ أَبُو قَتَادَةَ بْنُ رِبْعِيٍّ يَقُولُ أَنَا أَعْلَمُكُمْ بِصَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالُوا مَا كُنْتَ أَقْدَمَنَا لَهُ صُحْبَةً وَلاَ أَكْثَرَنَا لَهُ إِتْيَانًا قَالَ بَلَى . قَالُوا فَاعْرِضْ . فَقَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ اعْتَدَلَ قَائِمًا وَرَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا مَنْكِبَيْهِ فَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا مَنْكِبَيْهِ ثُمَّ قَالَ " اللَّهُ أَكْبَرُ " . وَرَكَعَ ثُمَّ اعْتَدَلَ فَلَمْ يُصَوِّبْ رَأْسَهُ وَلَمْ يُقْنِعْ وَوَضَعَ يَدَيْهِ عَلَى رُكْبَتَيْهِ ثُمَّ قَالَ " سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ " . وَرَفَعَ يَدَيْهِ وَاعْتَدَلَ حَتَّى يَرْجِعَ كُلُّ عَظْمٍ فِي مَوْضِعِهِ مُعْتَدِلاً ثُمَّ أَهْوَى إِلَى الأَرْضِ سَاجِدًا ثُمَّ قَالَ " اللَّهُ أَكْبَرُ " . ثُمَّ جَافَى عَضُدَيْهِ عَنْ إِبْطَيْهِ وَفَتَخَ أَصَابِعَ رِجْلَيْهِ ثُمَّ ثَنَى رِجْلَهُ الْيُسْرَى وَقَعَدَ عَلَيْهَا ثُمَّ اعْتَدَلَ حَتَّى يَرْجِعَ كُلُّ عَظْمٍ فِي مَوْضِعِهِ مُعْتَدِلاً ثُمَّ أَهْوَى سَاجِدًا ثُمَّ قَالَ " اللَّهُ أَكْبَرُ " . ثُمَّ ثَنَى رِجْلَهُ وَقَعَدَ وَاعْتَدَلَ حَتَّى يَرْجِعَ كُلُّ عَظْمٍ فِي مَوْضِعِهِ ثُمَّ نَهَضَ ثُمَّ صَنَعَ فِي الرَّكْعَةِ الثَّانِيَةِ مِثْلَ ذَلِكَ حَتَّى إِذَا قَامَ مِنَ السَّجْدَتَيْنِ كَبَّرَ وَرَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا مَنْكِبَيْهِ كَمَا صَنَعَ حِينَ افْتَتَحَ الصَّلاَةَ ثُمَّ صَنَعَ كَذَلِكَ حَتَّى كَانَتِ الرَّكْعَةُ الَّتِي تَنْقَضِي فِيهَا صَلاَتُهُ أَخَّرَ رِجْلَهُ الْيُسْرَى وَقَعَدَ عَلَى شِقِّهِ مُتَوَرِّكًا ثُمَّ سَلَّمَ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . قَالَ وَمَعْنَى قَوْلِهِ وَرَفَعَ يَدَيْهِ إِذَا قَامَ مِنَ السَّجْدَتَيْنِ يَعْنِي قَامَ مِنَ الرَّكْعَتَيْنِ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 304 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü