Seni hak ile gönderene yemin ederim ki, bundan başkasını güzelce yapamıyorum; bana öğret

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 303, Kitap 2, Hadis 155
Sahih
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) mescide girdi. Bir adam da girip namaz kıldı, sonra gelip Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) selâm verdi. O da selâmını aldı ve: “Dön, namaz kıl; çünkü sen namaz kılmadın” buyurdu. Adam dönüp daha önce kıldığı gibi namaz kıldı, sonra Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip ona selâm verdi. O da selâmını aldı ve Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Dön, namaz kıl; çünkü sen namaz kılmadın” buyurdu. Sonunda bunu üç kez yaptı. Adam ona: “Seni hak ile gönderene yemin ederim ki, bundan başkasını güzelce yapamıyorum; bana öğret” dedi. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Namaza kalktığında tekbir al, sonra Kur'ân'dan kolayına geleni oku. Sonra rükûda iyice durana kadar rükû et; sonra ayakta dosdoğru duruncaya kadar (başını) kaldır; sonra secdede iyice durana kadar secde et; sonra oturuşta iyice durana kadar (başını) kaldır. Namazının tamamında bunu yap.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. İbn Numeyr bu hadisi Ubeydullah b. Ömer'den, o Saîd el-Makburî'den, o da Ebû Hüreyre'den rivayet etmiş; içinde “babasından, o da Ebû Hüreyre'den” ifadesini zikretmemiştir. Yahyâ b. Saîd'in Ubeydullah b. Ömer'den rivayeti daha sahihtir. Saîd el-Makburî, Ebû Hüreyre'den bizzat işitmiş, ayrıca babasından, o da Ebû Hüreyre'den rivayet etmiştir. Ebû Saîd el-Makburî'nin adı Keysân'dır; Saîd el-Makburî'nin künyesi Ebû Sa'd'dır. Keysân, onlardan birinin mükâteb kölesiydi.

Câmiu't-Tirmizî 303, Kitap 2, Hadis 155

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ أَبِي سَعِيدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ الْمَسْجِدَ فَدَخَلَ رَجُلٌ فَصَلَّى ثُمَّ جَاءَ فَسَلَّمَ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَرَدَّ عَلَيْهِ السَّلاَمَ فَقَالَ " ارْجِعْ فَصَلِّ فَإِنَّكَ لَمْ تُصَلِّ " . فَرَجَعَ الرَّجُلُ فَصَلَّى كَمَا كَانَ صَلَّى ثُمَّ جَاءَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَسَلَّمَ عَلَيْهِ فَرَدَّ عَلَيْهِ السَّلاَمَ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " ارْجِعْ فَصَلِّ فَإِنَّكَ لَمْ تُصَلِّ " . حَتَّى فَعَلَ ذَلِكَ ثَلاَثَ مِرَارٍ فَقَالَ لَهُ الرَّجُلُ وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ مَا أُحْسِنُ غَيْرَ هَذَا فَعَلِّمْنِي . فَقَالَ " إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاَةِ فَكَبِّرْ ثُمَّ اقْرَأْ بِمَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَعْتَدِلَ قَائِمًا ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا وَافْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلاَتِكَ كُلِّهَا " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . قَالَ وَقَدْ رَوَى ابْنُ نُمَيْرٍ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَلَمْ يَذْكُرْ فِيهِ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ . وَرِوَايَةُ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَصَحُّ . وَسَعِيدٌ الْمَقْبُرِيُّ قَدْ سَمِعَ مِنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَرَوَى عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَأَبُو سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيُّ اسْمُهُ كَيْسَانُ وَسَعِيدٌ الْمَقْبُرِيُّ يُكْنَى أَبَا سَعْدٍ وَكَيْسَانُ عَبْدٌ كَانَ مُكَاتَبًا لِبَعْضِهِمْ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 303 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü