Zalimin elini tutup onu hakka yöneltmedikçe kurtulamazsınız

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3048, Kitap 47, Hadis 100
Zayıf
Türkçe meal

Ebû Ubeyde şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İsrâiloğulları arasında eksiklik baş gösterdiğinde, onlardan bir adam kardeşini bir günah üzerinde görür ve onu bundan men ederdi. Ertesi gün olunca, ondan gördüğü şey, onunla birlikte yiyip içmesine ve düşüp kalkmasına engel olmazdı. Bunun üzerine Allah onların bir kısmının kalplerini diğerlerininkine çarptı ve onlar hakkında Kur'an indi. (Allah) şöyle buyurdu: ‘İsrâiloğullarından inkâr edenler, Dâvûd'un ve Meryem oğlu Îsâ'nın diliyle lanetlendi. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.’ (Mâide 5/78)” Ve şu âyete ulaşıncaya kadar okudu: “Eğer Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene iman etselerdi, onları dost edinmezlerdi; fakat onlardan çoğu fâsıktır.” (Mâide 5/81) (Ebû Ubeyde) dedi ki: Allah'ın Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem) yaslanmıştı; doğrulup oturdu ve şöyle buyurdu: “Hayır! Zalimin elini tutup onu hakka iyice yöneltip bağlamadıkça (kurtulamazsınız).”

(Başka bir senetle Ebû Ubeyde'den, o da Abdullah'tan, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem)) bunun aynısı rivayet edilmiştir.

Câmiu't-Tirmizî 3048, Kitap 47, Hadis 100

Arapça metin
حَدَّثَنَا بُنْدَارٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ بَذِيمَةَ، عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ بَنِي إِسْرَائِيلَ لَمَّا وَقَعَ فِيهِمُ النَّقْصُ كَانَ الرَّجُلُ فِيهِمْ يَرَى أَخَاهُ عَلَى الذَّنْبِ فَيَنْهَاهُ عَنْهُ فَإِذَا كَانَ الْغَدُ لَمْ يَمْنَعْهُ مَا رَأَى مِنْهُ أَنْ يَكُونَ أَكِيلَهُ وَشَرِيبَهُ وَخَلِيطَهُ فَضَرَبَ اللَّهُ قُلُوبَ بَعْضِهِمْ بِبَعْضٍ وَنَزَلَ فِيهِمُ الْقُرْآنُ فَقَالَ : ( لُعِِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ عَلَى لِسَانِ دَاوُدَ وَعِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ ذَلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ ) " . فَقَرَأَ حَتَّى بَلَغَ : (وَلَوْ كَانُوا يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالنَّبِيِّ وَمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مَا اتَّخَذُوهُمْ أَوْلِيَاءَ وَلَكِنَّ كَثِيرًا مِنْهُمْ فَاسِقُونَ ) قَالَ وَكَانَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُتَّكِئًا فَجَلَسَ فَقَالَ " لاَ حَتَّى تَأْخُذُوا عَلَى يَدَىِ الظَّالِمِ فَتَأْطِرُوهُ عَلَى الْحَقِّ أَطْرًا " .

حَدَّثَنَا بُنْدَارٌ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ الطَّيَالِسِيُّ، وَأَمْلاَهُ، عَلَىَّ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُسْلِمِ بْنِ أَبِي الْوَضَّاحِ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ بَذِيمَةَ، عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3048 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü