"Allah yolunda savaşan bir gazinin ailesine böyle mi halef oldun?"; Ebü'l-Yesar hakkında Hûd 114 indi.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3115, Kitap 47, Hadis 167
Hasen
Türkçe meal

Ebü'l-Yesar (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bana hurma satın almak isteyen bir kadın geldi. “Evde bundan daha güzel hurma var” dedim. Benimle birlikte eve girdi. Ona doğru eğilip onu öptüm. Sonra Ebû Bekir'e gidip bunu ona anlattım. “Kendini ört, tövbe et ve hiç kimseye haber verme” dedi. Sabredemedim; Ömer'e gidip bunu ona anlattım. O da: “Kendini ört, tövbe et ve hiç kimseye haber verme” dedi. Yine sabredemedim; Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gidip bunu ona anlattım. Bana: “Allah yolunda savaşa çıkan bir gazinin ailesine (onun yokluğunda) böyle mi halef oldun?” buyurdu. Öyle ki (Ebü'l-Yesar) ancak o saatte Müslüman olmuş olmayı temenni etti; nihayet cehennemliklerden olduğunu sandı. (Ebü'l-Yesar) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) uzun süre başını önüne eğdi; nihayet Allah ona şu âyeti vahyetti: “Gündüzün iki ucunda ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namaz kıl...” âyetini “...öğüt alanlar için bir öğüttür” sözüne kadar (Hûd 11/114). Ebü'l-Yesar dedi ki: Ona geldim, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onu bana okudu. Ashâbı: “Ey Allah'ın Resûlü! Bu yalnız buna mı mahsustur, yoksa bütün insanlar için mi?” dediler. Şöyle buyurdu: “Bilakis bütün insanlar içindir.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahih garîbtir. Kays b. er-Rebî'i Vekî ve başkaları zayıf saymıştır. Ebü'l-Yesar, Ka'b b. Amr'dır. Şerîk de bu hadisi Osmân b. Abdullah'tan Kays b. er-Rebî'in rivayeti gibi rivayet etmiştir. Bu babda Ebû Ümâme'den, Vâsile b. el-Eska'dan ve Enes b. Mâlik'ten de rivayet vardır.

Câmiu't-Tirmizî 3115, Kitap 47, Hadis 167

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا قَيْسُ بْنُ الرَّبِيعِ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَوْهَبٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ طَلْحَةَ، عَنْ أَبِي الْيَسَرِ، قَالَ أَتَتْنِي امْرَأَةٌ تَبْتَاعُ تَمْرًا فَقُلْتُ إِنَّ فِي الْبَيْتِ تَمْرًا أَطْيَبَ مِنْهُ . فَدَخَلَتْ مَعِي فِي الْبَيْتِ فَأَهْوَيْتُ إِلَيْهَا فَقَبَّلْتُهَا فَأَتَيْتُ أَبَا بَكْرٍ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ قَالَ اسْتُرْ عَلَى نَفْسِكَ وَتُبْ وَلاَ تُخْبِرْ أَحَدًا . فَلَمْ أَصْبِرْ فَأَتَيْتُ عُمَرَ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ اسْتُرْ عَلَى نَفْسِكَ وَتُبْ وَلاَ تُخْبِرْ أَحَدًا . فَلَمْ أَصْبِرْ فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ . فَقَالَ لَهُ " أَخَلَفْتَ غَازِيًا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فِي أَهْلِهِ بِمِثْلِ هَذَا " . حَتَّى تَمَنَّى أَنَّهُ لَمْ يَكُنْ أَسْلَمَ إِلاَّ تِلْكَ السَّاعَةَ حَتَّى ظَنَّ أَنَّهُ مِنْ أَهْلِ النَّارِ . قَالَ وَأَطْرَقَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم طَوِيلاً حَتَّى أَوْحَى اللَّهُ إِلَيْهِ : (أَقِمِ الصَّلاَةَ طَرَفَىِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ اللَّيْلِ ) إِلَى قَوْلِهِ : (ذِكْرَى لِلذَّاكِرِينَ ) . قَالَ أَبُو الْيَسَرِ فَأَتَيْتُهُ فَقَرَأَهَا عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ أَصْحَابُهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلِهَذَا خَاصَّةً أَمْ لِلنَّاسِ عَامَّةً قَالَ " بَلْ لِلنَّاسِ عَامَّةً " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ غَرِيبٌ . وَقَيْسُ بْنُ الرَّبِيعِ ضَعَّفَهُ وَكِيعٌ وَغَيْرُهُ وَأَبُو الْيَسَرِ هُوَ كَعْبُ بْنُ عَمْرٍو . قَالَ وَرَوَى شَرِيكٌ عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ هَذَا الْحَدِيثَ مِثْلَ رِوَايَةِ قَيْسِ بْنِ الرَّبِيعِ . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي أُمَامَةَ وَوَاثِلَةَ بْنِ الأَسْقَعِ وَأَنَسِ بْنِ مَالِكٍ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3115 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü