Bana ne oluyor da Kur'ân'da benimle çekişiliyor?

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 312, Kitap 2, Hadis 164
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kıraati açıktan okuduğu bir namazdan dönünce: “Az önce içinizden benimle birlikte okuyan oldu mu?” diye sordu. Bir adam: “Evet, ey Allah'ın Resûlü” dedi. Bunun üzerine: “Ben de ‘Bana ne oluyor da Kur'ân'da benimle çekişiliyor?’ diyordum” buyurdu. (Râvi) dedi ki: İnsanlar bunu Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) işitince, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) kıraati açıktan okuduğu namazlarda Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte okumayı bıraktılar.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda İbn Mes'ûd'dan, İmrân b. Husayn'dan ve Câbir b. Abdullah'tan da rivayet vardır. Bu hadis hasendir. İbn Ukeyme el-Leysî'nin adı Umâre'dir; Amr b. Ukeyme de denir. Zührî'nin bazı talebeleri bu hadisi rivayet etmiş ve şu ifadeyi zikretmişlerdir: Zührî dedi ki: “İnsanlar bunu Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) işittiklerinde kıraati bıraktılar.” Bu hadiste, imamın arkasında kıraati uygun görenlerin aleyhine bir şey yoktur; çünkü bu hadisi Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet eden Ebû Hüreyre'dir ve Ebû Hüreyre, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu da rivayet etmiştir: “Kim içinde Ümmü'l-Kur'ân'ı okumadığı bir namaz kılarsa, o namaz eksiktir, o namaz eksiktir, tam değildir.” Hadisi ondan nakleden kişi kendisine: “Ben bazen imamın arkasında oluyorum” deyince, o: “Onu içinden oku” dedi. Ebû Osman en-Nehdî de Ebû Hüreyre'den şöyle rivayet etmiştir: “Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bana, Fâtihatü'l-Kitâb okunmadıkça namaz olmayacağını ilan etmemi emretti.” Hadis ehlinin çoğu, imam kıraati açıktan okuduğunda kişinin okumamasını tercih etmiş ve “İmamın susmalarını takip eder” demişlerdir. İlim ehli imamın arkasında kıraat hakkında ihtilaf etmiştir: Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashâbından, tâbiînden ve onlardan sonrakilerden ilim ehlinin çoğu imamın arkasında kıraati uygun görmüştür; Mâlik b. Enes, Abdullah b. el-Mübârek, Şâfiî, Ahmed ve İshâk bu görüştedir. Abdullah b. el-Mübârek'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Ben imamın arkasında okurum; Kûfelilerden bir topluluk dışında insanlar da okur. Okumayanın namazının da caiz olduğu görüşündeyim.” İlim ehlinden bir topluluk ise, imamın arkasında da olsa Fâtihatü'l-Kitâb'ı terk etme konusunda katı davranmış ve “İster yalnız ister imamın arkasında olsun, Fâtihatü'l-Kitâb okunmadıkça namaz geçerli olmaz” demişlerdir. Bunlar, Ubâde b. es-Sâmit'in Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet ettiği hadise dayanmışlardır. Ubâde b. es-Sâmit, Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) sonra imamın arkasında okumuş ve Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) “Fâtihatü'l-Kitâb okunmadıkça namaz olmaz” sözünü buna yormuştur. Şâfiî, İshâk ve başkaları bu görüştedir. Ahmed b. Hanbel ise şöyle demiştir: Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) “Fâtihatü'l-Kitâb'ı okumayanın namazı yoktur” sözünün anlamı, kişinin yalnız kılması hâlidir. Câbir b. Abdullah'ın şu sözünü delil getirmiştir: “Kim içinde Ümmü'l-Kur'ân'ı okumadığı bir rekât kılarsa namaz kılmış olmaz; ancak imamın arkasında olması hariç.” Ahmed b. Hanbel dedi ki: İşte bu, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashâbından bir kişidir; Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) “Fâtihatü'l-Kitâb'ı okumayanın namazı yoktur” sözünü, kişinin yalnız kılması hâline yormuştur. Ahmed bununla birlikte imamın arkasında kıraati tercih etmiş ve kişinin imamın arkasında da olsa Fâtihatü'l-Kitâb'ı terk etmemesini uygun görmüştür.

Câmiu't-Tirmizî 312, Kitap 2, Hadis 164

Arapça metin
حَدَّثَنَا الأَنْصَارِيُّ، حَدَّثَنَا مَعْنٌ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ ابْنِ أُكَيْمَةَ اللَّيْثِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم انْصَرَفَ مِنْ صَلاَةٍ جَهَرَ فِيهَا بِالْقِرَاءَةِ فَقَالَ " هَلْ قَرَأَ مَعِي أَحَدٌ مِنْكُمْ آنِفًا " . فَقَالَ رَجُلٌ نَعَمْ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " إِنِّي أَقُولُ مَا لِي أُنَازَعُ الْقُرْآنَ " . قَالَ فَانْتَهَى النَّاسُ عَنِ الْقِرَاءَةِ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِيمَا جَهَرَ فِيهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنَ الصَّلَوَاتِ بِالْقِرَاءَةِ حِينَ سَمِعُوا ذَلِكَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ وَعِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ وَجَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ . وَابْنُ أُكَيْمَةَ اللَّيْثِيُّ اسْمُهُ عُمَارَةُ . وَيُقَالُ عَمْرُو بْنُ أُكَيْمَةَ . وَرَوَى بَعْضُ أَصْحَابِ الزُّهْرِيِّ هَذَا الْحَدِيثَ وَذَكَرُوا هَذَا الْحَرْفَ قَالَ قَالَ الزُّهْرِيُّ فَانْتَهَى النَّاسُ عَنِ الْقِرَاءَةِ حِينَ سَمِعُوا ذَلِكَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . وَلَيْسَ فِي هَذَا الْحَدِيثِ مَا يَدْخُلُ عَلَى مَنْ رَأَى الْقِرَاءَةَ خَلْفَ الإِمَامِ لأَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ هُوَ الَّذِي رَوَى عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم هَذَا الْحَدِيثَ وَرَوَى أَبُو هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ " مَنْ صَلَّى صَلاَةً لَمْ يَقْرَأْ فِيهَا بِأُمِّ الْقُرْآنِ فَهِيَ خِدَاجٌ فَهِيَ خِدَاجٌ غَيْرُ تَمَامٍ " . فَقَالَ لَهُ حَامِلُ الْحَدِيثِ إِنِّي أَكُونُ أَحْيَانًا وَرَاءَ الإِمَامِ قَالَ اقْرَأْ بِهَا فِي نَفْسِكَ . وَرَوَى أَبُو عُثْمَانَ النَّهْدِيُّ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ أَمَرَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ أُنَادِيَ أَنْ لاَ صَلاَةَ إِلاَّ بِقِرَاءَةِ فَاتِحَةِ الْكِتَابِ . وَاخْتَارَ أَكْثَرُ أَصْحَابِ الْحَدِيثِ أَنْ لاَ يَقْرَأَ الرَّجُلُ إِذَا جَهَرَ الإِمَامُ بِالْقِرَاءَةِ وَقَالُوا يَتَتَبَّعُ سَكَتَاتِ الإِمَامِ . وَقَدِ اخْتَلَفَ أَهْلُ الْعِلْمِ فِي الْقِرَاءَةِ خَلْفَ الإِمَامِ فَرَأَى أَكْثَرُ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَالتَّابِعِينَ وَمَنْ بَعْدَهُمُ الْقِرَاءَةَ خَلْفَ الإِمَامِ وَبِهِ يَقُولُ مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ وَالشَّافِعِيُّ وَأَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ . وَرُوِيَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ أَنَّهُ قَالَ أَنَا أَقْرَأُ خَلْفَ الإِمَامِ وَالنَّاسُ يَقْرَءُونَ إِلاَّ قَوْمًا مِنَ الْكُوفِيِّينَ وَأَرَى أَنَّ مَنْ لَمْ يَقْرَأْ صَلاَتُهُ جَائِزَةٌ . وَشَدَّدَ قَوْمٌ مِنْ أَهْلِ الْعِلْمِ فِي تَرْكِ قِرَاءَةِ فَاتِحَةِ الْكِتَابِ وَإِنْ كَانَ خَلْفَ الإِمَامِ فَقَالُوا لاَ تُجْزِئُ صَلاَةٌ إِلاَّ بِقِرَاءَةِ فَاتِحَةِ الْكِتَابِ وَحْدَهُ كَانَ أَوْ خَلْفَ الإِمَامِ . وَذَهَبُوا إِلَى مَا رَوَى عُبَادَةُ بْنُ الصَّامِتِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . وَقَرَأَ عُبَادَةُ بْنُ الصَّامِتِ بَعْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم خَلْفَ الإِمَامِ وَتَأَوَّلَ قَوْلَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " لاَ صَلاَةَ إِلاَّ بِقِرَاءَةِ فَاتِحَةِ الْكِتَابِ " . وَبِهِ يَقُولُ الشَّافِعِيُّ وَإِسْحَاقُ وَغَيْرُهُمَا . وَأَمَّا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ فَقَالَ مَعْنَى قَوْلِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " لاَ صَلاَةَ لِمَنْ لَمْ يَقْرَأْ بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ " . إِذَا كَانَ وَحْدَهُ . وَاحْتَجَّ بِحَدِيثِ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ حَيْثُ قَالَ مَنْ صَلَّى رَكْعَةً لَمْ يَقْرَأْ فِيهَا بِأُمِّ الْقُرْآنِ فَلَمْ يُصَلِّ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ وَرَاءَ الإِمَامِ . قَالَ أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ فَهَذَا رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم تَأَوَّلَ قَوْلَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " لاَ صَلاَةَ لِمَنْ لَمْ يَقْرَأْ بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ " . أَنَّ هَذَا إِذَا كَانَ وَحْدَهُ . وَاخْتَارَ أَحْمَدُ مَعَ هَذَا الْقِرَاءَةَ خَلْفَ الإِمَامِ وَأَنْ لاَ يَتْرُكَ الرَّجُلُ فَاتِحَةَ الْكِتَابِ وَإِنْ كَانَ خَلْفَ الإِمَامِ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 312 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü