Resûlullah hicret eden mü'min kadınlar dışındaki kadın sınıflarıyla evlenmekten men edildi.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3215, Kitap 47, Hadis 267
Hasen
Türkçe meal

İbn Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hicret eden mü'min kadınlar dışındaki kadın sınıflarından (evlenmekten) men edildi. (Allah) şöyle buyurdu: “Bundan sonra başka kadınlar sana helal değildir; güzellikleri hoşuna gitse bile onları başka eşlerle değiştirmen de (helal değildir); sahip olduğun cariyeler müstesna.” (Ahzâb 33/52) Allah mü'min cariyelerinizi ve kendini Peygamber'e hibe eden mü'min kadını helal kıldı; İslâm'dan başka bir dine mensup her kadını haram kıldı. Sonra şöyle buyurdu: “Kim imanı inkâr ederse amelleri boşa gider; o, ahirette de zarara uğrayanlardandır.” (Mâide 5/5) Ve şöyle buyurdu: “Ey Peygamber! Biz sana, mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden sahip olduğun cariyeleri helal kıldık...” âyetinden “...mü'minlere değil, yalnız sana mahsus olarak” (Ahzâb 33/50) sözüne kadar. Bunların dışındaki kadın sınıflarını da haram kıldı.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasendir; bunu ancak Abdülhamîd b. Behrâm'ın hadisi olarak biliyoruz. (Ebû Îsâ) dedi ki: Ahmed b. el-Hasen'in şöyle dediğini işittim: Ahmed b. Hanbel, “Abdülhamîd b. Behrâm'ın Şehr b. Havşeb'den rivayet ettiği hadiste bir sakınca yoktur” dedi.

Câmiu't-Tirmizî 3215, Kitap 47, Hadis 267

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا رَوْحٌ، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ بَهْرَامَ، عَنْ شَهْرِ بْنِ حَوْشَبٍ، قَالَ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ رضى الله عنهما نُهِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَصْنَافِ النِّسَاءِ إِلاَّ مَا كَانَ مِنَ الْمُؤْمِنَاتِ الْمُهَاجِرَاتِ قَالَ : ( لا يَحِلُّ لَكَ النِّسَاءُ مِنْ بَعْدُ وَلاَ أَنْ تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنْ أَزْوَاجٍ وَلَوْ أَعْجَبَكَ حُسْنُهُنَّ إِلاَّ مَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ ) فَأَحَلَّ اللَّهُ فَتَيَاتِكُمُ الْمُؤْمِنَاتِ وَامْرَأَةً مُؤْمِنَةً إِنْ وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِيِّ وَحَرَّمَ كُلَّ ذَاتِ دِينٍ غَيْرَ الإِسْلاَمِ ثُمَّ قَالَ : (ومَنْ يَكْفُرْ بِالإِيمَانِ فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُهُ وَهُوَ فِي الآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ ) وَقَالَ : ( يا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَحْلَلْنَا لَكَ أَزْوَاجَكَ اللاَّتِي آتَيْتَ أُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ مِمَّا أَفَاءَ اللَّهُ عَلَيْكَ ) إِلَى قَوْلِهِ : ( خالِصَةً لَكَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِنِينَ ) وَحَرَّمَ مَا سِوَى ذَلِكَ مِنْ أَصْنَافِ النِّسَاءِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ إِنَّمَا نَعْرِفُهُ مِنْ حَدِيثِ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ بَهْرَامَ . قَالَ سَمِعْتُ أَحْمَدَ بْنَ الْحَسَنِ يَقُولُ قَالَ أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلِ لاَ بَأْسَ بِحَدِيثِ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ بَهْرَامَ عَنْ شَهْرِ بْنِ حَوْشَبٍ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3215 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü