Cinler duydukları bir söze dokuz yalan eklerlerdi; Peygamber gönderilince gökteki yerlerinden men edildiler.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3324, Kitap 47, Hadis 376
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Cinler vahyi dinlemek için göğe çıkarlardı. Bir söz işittiklerinde ona dokuz (söz) eklerlerdi. O söz doğru olurdu; ekledikleri ise batıl olurdu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) peygamber olarak gönderilince oturdukları yerlerden men edildiler. Bunu İblîs'e anlattılar. Bundan önce yıldızlar (onlara) atılmazdı. İblîs onlara: “Bu, ancak yeryüzünde meydana gelmiş bir iş yüzündendir” dedi ve askerlerini gönderdi. Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) iki dağ arasında ayakta namaz kılarken buldular —(ravi:) Zannederim “Mekke'de” dedi—. Gelip İblîs'e haber verdiler. O da: “Yeryüzünde meydana gelen iş budur” dedi.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.

Câmiu't-Tirmizî 3324, Kitap 47, Hadis 376

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ الْجِنُّ يَصْعَدُونَ إِلَى السَّمَاءِ يَسْتَمِعُونَ الْوَحْىَ فَإِذَا سَمِعُوا الْكَلِمَةَ زَادُوا فِيهَا تِسْعًا فَأَمَّا الْكَلِمَةُ فَتَكُونُ حَقًّا وَأَمَّا مَا زَادُوهُ فَيَكُونُ بَاطِلاً فَلَمَّا بُعِثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُنِعُوا مَقَاعِدَهُمْ فَذَكَرُوا ذَلِكَ لإِبْلِيسَ وَلَمْ تَكُنِ النُّجُومُ يُرْمَى بِهَا قَبْلَ ذَلِكَ فَقَالَ لَهُمْ إِبْلِيسُ مَا هَذَا إِلاَّ مِنْ أَمْرٍ قَدْ حَدَثَ فِي الأَرْضِ فَبَعَثَ جُنُودَهُ فَوَجَدُوا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَائِمًا يُصَلِّي بَيْنَ جَبَلَيْنِ أُرَاهُ قَالَ بِمَكَّةَ فَأَتَوْهُ فَأَخْبَرُوهُ فَقَالَ هَذَا الَّذِي حَدَثَ فِي الأَرْضِ . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3324 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü