Resûlullah vefatından bir yıl öncesine kadar nafile namazı oturarak kılmazdı

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 373, Kitap 2, Hadis 225
Sahih
Türkçe meal

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) hanımı Hafsa (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem), vefatından (sallallahu aleyhi ve sellem) bir yıl öncesine kadar nafile namazını oturarak kılarken görmedim. (O tarihten sonra) nafile namazını oturarak kılardı; sureyi okur ve tertil ile okurdu; öyle ki sure, kendisinden daha uzun olandan daha uzun olurdu.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ümmü Seleme'den ve Enes b. Mâlik'ten de rivayet vardır.

Ebû Îsâ dedi ki: Hafsa'nın hadisi hasen sahihtir. Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem), geceleyin oturarak namaz kıldığı, kıraatinden otuz ya da kırk âyet kadar kalınca kalkıp okuduğu, sonra rükû ettiği, sonra ikinci rekâtta da aynısını yaptığı rivayet edilmiştir. Yine ondan, oturarak namaz kıldığı; ayaktayken okuduğunda ayaktan rükû ve secdeye vardığı, otururken okuduğunda oturduğu yerden rükû ve secdeye vardığı rivayet edilmiştir. Ahmed ve İshâk “Her iki hadisle de amel edilir” dediler. Sanki ikisi de her iki hadisi sahih ve kendileriyle amel edilir görmüşlerdir.

Câmiu't-Tirmizî 373, Kitap 2, Hadis 225

Arapça metin
حَدَّثَنَا الأَنْصَارِيُّ، حَدَّثَنَا مَعْنٌ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ الْمُطَّلِبِ بْنِ أَبِي وَدَاعَةَ السَّهْمِيِّ، عَنْ حَفْصَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى فِي سُبْحَتِهِ قَاعِدًا حَتَّى كَانَ قَبْلَ وَفَاتِهِ صلى الله عليه وسلم بِعَامٍ فَإِنَّهُ كَانَ يُصَلِّي فِي سُبْحَتِهِ قَاعِدًا وَيَقْرَأُ بِالسُّورَةِ وَيُرَتِّلُهَا حَتَّى تَكُونَ أَطْوَلَ مِنْ أَطْوَلَ مِنْهَا . وَفِي الْبَابِ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ وَأَنَسِ بْنِ مَالِكٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ حَفْصَةَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَقَدْ رُوِيَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ كَانَ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ جَالِسًا فَإِذَا بَقِيَ مِنْ قِرَاءَتِهِ قَدْرُ ثَلاَثِينَ أَوْ أَرْبَعِينَ آيَةً قَامَ فَقَرَأَ ثُمَّ رَكَعَ ثُمَّ صَنَعَ فِي الرَّكْعَةِ الثَّانِيَةِ مِثْلَ ذَلِكَ . وَرُوِيَ عَنْهُ أَنَّهُ كَانَ يُصَلِّي قَاعِدًا فَإِذَا قَرَأَ وَهُوَ قَائِمٌ رَكَعَ وَسَجَدَ وَهُوَ قَائِمٌ وَإِذَا قَرَأَ وَهُوَ قَاعِدٌ رَكَعَ وَسَجَدَ وَهُوَ قَاعِدٌ . قَالَ أَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ وَالْعَمَلُ عَلَى كِلاَ الْحَدِيثَيْنِ . كَأَنَّهُمَا رَأَيَا كِلاَ الْحَدِيثَيْنِ صَحِيحًا مَعْمُولاً بِهِمَا .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 373 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü