Namazdan sonra otuz üç tesbih, otuz üç hamd, otuz dört tekbir ve on tehlil getirin.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 410, Kitap 2, Hadis 263
Zayıf
Türkçe meal

İbn Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Fakirler Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Zenginler bizim kıldığımız gibi namaz kılıyor, bizim tuttuğumuz gibi oruç tutuyorlar; onların bir de malları var, köle azat ediyor ve sadaka veriyorlar” dediler. Şöyle buyurdu: “Namaz kıldığınızda otuz üç defa ‘Sübhânallah’, otuz üç defa ‘Elhamdülillâh’, otuz dört defa ‘Allâhu ekber’ ve on defa ‘Lâ ilâhe illallah’ deyin. Bununla sizi geçenlere yetişirsiniz, sizden sonrakiler de sizi geçemez.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ka'b b. Ucre'den, Enes'ten, Abdullah b. Amr'dan, Zeyd b. Sâbit'ten, Ebü'd-Derdâ'dan, İbn Ömer'den ve Ebû Zer'den de rivayet vardır.

Ebû Îsâ dedi ki: İbn Abbâs hadisi hasen garîbtir. Bu babda ayrıca Ebû Hüreyre'den ve Mugîre'den de rivayet vardır. Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “İki haslet vardır ki onlara devam eden her Müslüman cennete girer: Her namazın ardından Allah'ı on defa tesbih eder, on defa hamd eder, on defa tekbir getirir; uyurken de otuz üç defa tesbih eder, otuz üç defa hamd eder ve otuz dört defa tekbir getirir.”

Câmiu't-Tirmizî 410, Kitap 2, Hadis 263

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ حَبِيبِ بْنِ الشَّهِيدِ الْبَصْرِيُّ، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَتَّابُ بْنُ بَشِيرٍ، عَنْ خُصَيْفٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، وَعِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ جَاءَ الْفُقَرَاءُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ الأَغْنِيَاءَ يُصَلُّونَ كَمَا نُصَلِّي وَيَصُومُونَ كَمَا نَصُومُ وَلَهُمْ أَمْوَالٌ يُعْتِقُونَ وَيَتَصَدَّقُونَ قَالَ " فَإِذَا صَلَّيْتُمْ فَقُولُوا سُبْحَانَ اللَّهِ ثَلاَثًا وَثَلاَثِينَ مَرَّةً وَالْحَمْدُ لِلَّهِ ثَلاَثًا وَثَلاَثِينَ مَرَّةً وَاللَّهُ أَكْبَرُ أَرْبَعًا وَثَلاَثِينَ مَرَّةً وَلاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَشْرَ مَرَّاتٍ فَإِنَّكُمْ تُدْرِكُونَ بِهِ مَنْ سَبَقَكُمْ وَلاَ يَسْبِقُكُمْ مَنْ بَعْدَكُمْ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ وَأَنَسٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو وَزَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ وَأَبِي الدَّرْدَاءِ وَابْنِ عُمَرَ وَأَبِي ذَرٍّ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَحَدِيثُ ابْنِ عَبَّاسٍ حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ . وَفِي الْبَابِ أَيْضًا عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَالْمُغِيرَةِ . وَقَدْ رُوِيَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ " خَصْلَتَانِ لاَ يُحْصِيهِمَا رَجُلٌ مُسْلِمٌ إِلاَّ دَخَلَ الْجَنَّةَ يُسَبِّحُ اللَّهَ فِي دُبُرِ كُلِّ صَلاَةٍ عَشْرًا وَيَحْمَدُهُ عَشْرًا وَيُكَبِّرُهُ عَشْرًا وَيُسَبِّحُ اللَّهَ عِنْدَ مَنَامِهِ ثَلاَثًا وَثَلاَثِينَ وَيَحْمَدُهُ ثَلاَثًا وَثَلاَثِينَ وَيُكَبِّرُهُ أَرْبَعًا وَثَلاَثِينَ " .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 410 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü