Bu âyet, velisinin himayesinde olup güzelliğine ve malına göz dikilen yetim kız hakkındadır.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2763, Kitap 55, Hadis 26
Türkçe meal

Urve b. Zübeyr, Âişe'ye (radıyallahu anhâ) şöyle sorduğunu anlattı:

(Urve) ona “Yetimler hakkında adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, size helal olan kadınlarla evlenin” (Nisâ 4/3) âyetini sordu. Âişe şöyle dedi: “Bu, velisinin himayesinde bulunan yetim kızdır. (Velisi) onun güzelliğine ve malına göz diker, onunla dengi kadınların mehrinden daha azıyla evlenmek ister. Bunun üzerine onlara mehri tam vermek suretiyle adaleti gözetmedikçe onlarla evlenmeleri yasaklandı ve onlardan başka kadınlarla evlenmeleri emredildi.” Âişe şöyle dedi: “Daha sonra insanlar Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) fetva sordular. Aziz ve celil olan Allah da 'Senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki: Onlar hakkındaki hükmü size Allah açıklıyor' (Nisâ 4/127) âyetini indirdi.” (Âişe) dedi ki: “Allah bu âyette şunu açıkladı: Yetim kız güzel ve mal sahibi olduğunda onunla evlenmeye istekli olurlar, ama mehrini tam vererek onu dengi (kadınlara) eşit tutmazlar. Malı ve güzelliği az olduğu için istenmediğinde ise onu bırakıp başka kadınlar ararlar.” (Âişe) dedi ki: “Ondan yüz çevirdiklerinde onu bıraktıkları gibi, ona istekli olduklarında da mehrin en tamını vererek ona adil davranmadıkça ve hakkını vermedikçe onunla evlenmeleri caiz değildir.”

Sahîh-i Buhârî 2763, Kitap 55, Hadis 26

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ كَانَ عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ يُحَدِّثُ أَنَّهُ سَأَلَ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها – {وَإِنْ خِفْتُمْ أَنْ لاَ تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامَى فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ مِنَ النِّسَاءِ} قَالَتْ هِيَ الْيَتِيمَةُ فِي حَجْرِ وَلِيِّهَا، فَيَرْغَبُ فِي جَمَالِهَا وَمَالِهَا، وَيُرِيدُ أَنْ يَتَزَوَّجَهَا بِأَدْنَى مِنْ سُنَّةِ نِسَائِهَا، فَنُهُوا عَنْ نِكَاحِهِنَّ، إِلاَّ أَنْ يُقْسِطُوا لَهُنَّ فِي إِكْمَالِ الصَّدَاقِ، وَأُمِرُوا بِنِكَاحِ مَنْ سِوَاهُنَّ مِنَ النِّسَاءِ قَالَتْ عَائِشَةُ ثُمَّ اسْتَفْتَى النَّاسُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْدُ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ {وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَاءِ قُلِ اللَّهُ يُفْتِيكُمْ فِيهِنَّ} قَالَتْ فَبَيَّنَ اللَّهُ فِي هَذِهِ أَنَّ الْيَتِيمَةَ إِذَا كَانَتْ ذَاتَ جَمَالٍ وَمَالٍ رَغِبُوا فِي نِكَاحِهَا، وَلَمْ يُلْحِقُوهَا بِسُنَّتِهَا بِإِكْمَالِ الصَّدَاقِ، فَإِذَا كَانَتْ مَرْغُوبَةً عَنْهَا فِي قِلَّةِ الْمَالِ وَالْجَمَالِ تَرَكُوهَا وَالْتَمَسُوا غَيْرَهَا مِنَ النِّسَاءِ، قَالَ فَكَمَا يَتْرُكُونَهَا حِينَ يَرْغَبُونَ عَنْهَا فَلَيْسَ لَهُمْ أَنْ يَنْكِحُوهَا إِذَا رَغِبُوا فِيهَا إِلاَّ أَنْ يُقْسِطُوا لَهَا الأَوْفَى مِنَ الصَّدَاقِ وَيُعْطُوهَا حَقَّهَا.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2763 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü