Peygamber'in yanındaki kadınlar, Ömer'in sesini işitince perdeye koşuştular.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 6085, Kitap 78, Hadis 113
Türkçe meal

Sa'd b. Ebû Vakkâs (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Ömer b. Hattâb (radıyallahu anh), Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına girmek için izin istedi. Yanında Kureyş'ten kadınlar vardı; ondan (bir şeyler) istiyor ve çok istiyorlardı, sesleri onun sesinden yüksekti. Ömer izin isteyince perdeye koşuştular. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona izin verdi; (Ömer) içeri girdi, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de gülüyordu. (Ömer): “Allah seni hep güldürsün ey Allah'ın Resûlü, babam anam sana feda olsun!” dedi. (Peygamber): “Yanımda bulunan şu kadınlara şaştım; senin sesini işitince perdeye koşuştular” buyurdu. (Ömer): “Ey Allah'ın Resûlü! Onların çekinmesine sen daha layıksın” dedi. Sonra onlara yönelip: “Ey kendi canlarının düşmanları! Benden çekiniyorsunuz da Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) çekinmiyor musunuz?” dedi. Kadınlar: “Sen Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) daha sert ve daha katısın” dediler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bırak bunu ey Hattâb'ın oğlu! Canım elinde olana yemin ederim ki şeytan seninle bir yolda yürürken karşılaşmaz ki senin yolundan başka bir yola sapmasın.”

Sahîh-i Buhârî 6085, Kitap 78, Hadis 113

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ، عَنْ صَالِحِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ زَيْدِ بْنِ الْخَطَّابِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ اسْتَأْذَنَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ ـ رضى الله عنه ـ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَعِنْدَهُ نِسْوَةٌ مِنْ قُرَيْشٍ يَسْأَلْنَهُ وَيَسْتَكْثِرْنَهُ، عَالِيَةً أَصْوَاتُهُنَّ عَلَى صَوْتِهِ، فَلَمَّا اسْتَأْذَنَ عُمَرُ تَبَادَرْنَ الْحِجَابَ، فَأَذِنَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَدَخَلَ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَضْحَكُ فَقَالَ أَضْحَكَ اللَّهُ سِنَّكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي فَقَالَ " عَجِبْتُ مِنْ هَؤُلاَءِ اللاَّتِي كُنَّ عِنْدِي، لَمَّا سَمِعْنَ صَوْتَكَ تَبَادَرْنَ الْحِجَابَ ". فَقَالَ أَنْتَ أَحَقُّ أَنْ يَهَبْنَ يَا رَسُولَ اللَّهِ. ثُمَّ أَقْبَلَ عَلَيْهِنَّ فَقَالَ يَا عَدُوَّاتِ أَنْفُسِهِنَّ أَتَهَبْنَنِي وَلَمْ تَهَبْنَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْنَ إِنَّكَ أَفَظُّ وَأَغْلَظُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِيهٍ يَا ابْنَ الْخَطَّابِ، وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ مَا لَقِيَكَ الشَّيْطَانُ سَالِكًا فَجًّا إِلاَّ سَلَكَ فَجًّا غَيْرَ فَجِّكَ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 6085 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü