Abdurrahman b. Ebû Bekir (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Ebû Bekir bir misafiriyle -ya da misafirleriyle- geldi; (kendisi) akşamı Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında geçirdi. Gelince annem: “Bu gece misafirinden -ya da misafirlerinden- alıkonuldun” dedi. “Onlara akşam yemeği yedirmedin mi?” dedi. “Ona -ya da onlara- sunduk, kabul etmediler -ya da kabul etmedi-” dedi. Ebû Bekir öfkelendi; sövdü, beddua etti ve onu yemeyeceğine yemin etti. Ben saklandım; “Ey ahmak!” dedi. Kadın da o yemedikçe yemeyeceğine yemin etti. Misafir -ya da misafirler- de o yemedikçe yemeyeceğine yemin etti. Ebû Bekir: “Sanki bu şeytandandı” dedi ve yemeği istedi. O yedi, onlar da yediler. Bir lokma kaldırdıkları her seferde altından ondan daha fazlası artıyordu. (Ebû Bekir): “Ey Benû Firâs'ın kız kardeşi! Bu nedir?” dedi. (Hanımı): “Gözümün aydınlığına yemin olsun ki o, şimdi yememizden öncekinden daha fazladır” dedi. Yediler, (Ebû Bekir) onu Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gönderdi. (Abdurrahman), onun da ondan yediğini anlattı.
Sahîh-i Buhârî 6141, Kitap 78, Hadis 168