Şakîk: Ebû Mûsâ, su bulamayan cünübün teyemmüm edebileceğini Ammâr'ın haberiyle İbn Mes'ûd'a hatırlattı.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 321, Kitap 1, Hadis 321
Sahih
Türkçe meal

Şakîk (b. Seleme) şöyle anlattı:

Abdullah (b. Mes'ûd) ile Ebû Mûsâ'nın arasında oturuyordum. Ebû Mûsâ şöyle dedi: “Ey Ebû Abdurrahman! Bir adam cünüp olsa ve bir ay su bulamasa ne dersin, teyemmüm etmez mi?” (Abdullah) “Hayır, bir ay su bulamasa bile” dedi. Ebû Mûsâ “Mâide sûresindeki şu âyete ne diyorsunuz: ”...su bulamazsanız temiz toprakla teyemmüm edin“ (Mâide 5/6)?” dedi. Abdullah şöyle dedi: “Eğer onlara bu konuda ruhsat verilse, su kendilerine soğuk geldiğinde toprakla teyemmüm etmeye kalkışırlar.” Ebû Mûsâ ona “Siz bunu sadece bunun için mi hoş görmediniz?” dedi. (Abdullah) “Evet” dedi. Ebû Mûsâ ona şöyle dedi: “Ammâr'ın Ömer'e şu sözünü işitmedin mi: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) beni bir iş için gönderdi; cünüp oldum ve su bulamadım. Hayvanın toprakta yuvarlandığı gibi toprakta yuvarlandım. Sonra Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip bunu ona anlattım. Şöyle buyurdu: ‘Böyle yapman sana yeterdi.’ Elini yere vurdu ve silkeledi; sonra sol eliyle sağına, sağ eliyle soluna, avuçlarının üzerine vurdu; sonra yüzünü meshetti.” Abdullah ona “Ömer'in Ammâr'ın sözüyle yetinmediğini görmedin mi?” dedi.

Sünen-i Ebû Dâvûd 321, Kitap 1, Hadis 321

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سُلَيْمَانَ الأَنْبَارِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ الضَّرِيرُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، قَالَ كُنْتُ جَالِسًا بَيْنَ عَبْدِ اللَّهِ وَأَبِي مُوسَى فَقَالَ أَبُو مُوسَى يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَرَأَيْتَ لَوْ أَنَّ رَجُلاً أَجْنَبَ فَلَمْ يَجِدِ الْمَاءَ شَهْرًا . أَمَا كَانَ يَتَيَمَّمُ فَقَالَ لاَ وَإِنْ لَمْ يَجِدِ الْمَاءَ شَهْرًا فَقَالَ أَبُو مُوسَى فَكَيْفَ تَصْنَعُونَ بِهَذِهِ الآيَةِ الَّتِي فِي سُورَةِ الْمَائِدَةِ { فَلَمْ تَجِدُوا مَاءً فَتَيَمَّمُوا صَعِيدًا طَيِّبًا } فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ لَوْ رُخِّصَ لَهُمْ فِي هَذَا لأَوْشَكُوا إِذَا بَرَدَ عَلَيْهِمُ الْمَاءُ أَنْ يَتَيَمَّمُوا بِالصَّعِيدِ . فَقَالَ لَهُ أَبُو مُوسَى وَإِنَّمَا كَرِهْتُمْ هَذَا لِهَذَا قَالَ نَعَمْ فَقَالَ لَهُ أَبُو مُوسَى أَلَمْ تَسْمَعْ قَوْلَ عَمَّارٍ لِعُمَرَ بَعَثَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَاجَةٍ فَأَجْنَبْتُ فَلَمْ أَجِدِ الْمَاءَ فَتَمَرَّغْتُ فِي الصَّعِيدِ كَمَا تَتَمَرَّغُ الدَّابَّةُ ثُمَّ أَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ " إِنَّمَا كَانَ يَكْفِيكَ أَنْ تَصْنَعَ هَكَذَا " . فَضَرَبَ بِيَدِهِ عَلَى الأَرْضِ فَنَفَضَهَا ثُمَّ ضَرَبَ بِشِمَالِهِ عَلَى يَمِينِهِ وَبِيَمِينِهِ عَلَى شِمَالِهِ عَلَى الْكَفَّيْنِ ثُمَّ مَسَحَ وَجْهَهُ . فَقَالَ لَهُ عَبْدُ اللَّهِ أَفَلَمْ تَرَ عُمَرَ لَمْ يَقْنَعْ بِقَوْلِ عَمَّارٍ

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 321 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü