Mekke benden önce ve sonra kimseye helal olmadı; bana gündüzün bir saatinde helal kılındı.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1355a, Kitap 15, Hadis 509
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Allah azze ve celle Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke'nin fethini nasip edince insanların arasında kalktı; Allah'a hamd ve senâ etti, sonra şöyle buyurdu: “Allah, Mekke'den fili alıkoydu; ona Resûlü'nü ve mü'minleri hâkim kıldı. O benden önce hiç kimseye helal olmadı; bana gündüzün bir saatinde helal kılındı; benden sonra da hiç kimseye helal olmayacaktır. Onun avı ürkütülmez, dikeni koparılmaz, düşürülmüş eşyası ilan edecek olandan başkasına helal olmaz. Kimin bir yakını öldürülürse iki seçenekten hayırlı olanını seçer: Ya diyet alınır ya da (kâtil) öldürülür.” Abbâs: “Ey Allah'ın Resûlü! İzhır hariç; çünkü biz onu kabirlerimizde ve evlerimizde kullanıyoruz” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “İzhır hariç” buyurdu. Yemenli Ebû Şâh adında bir adam kalkıp: “Ey Allah'ın Resûlü! Bunu bana yazın” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ebû Şâh'a yazın” buyurdu. Velîd dedi ki: Evzâî'ye: “'Bana yazın, ey Allah'ın Resûlü' sözü nedir?” dedim. “Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) işittiği bu hutbedir” dedi.

Sahîh-i Müslim 1355a, Kitap 15, Hadis 509

Arapça metin
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، جَمِيعًا عَنِ الْوَلِيدِ، - قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، - حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ، - هُوَ ابْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ - حَدَّثَنِي أَبُو هُرَيْرَةَ، قَالَ لَمَّا فَتَحَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَكَّةَ قَامَ فِي النَّاسِ فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ ثُمَّ قَالَ " إِنَّ اللَّهَ حَبَسَ عَنْ مَكَّةَ الْفِيلَ وَسَلَّطَ عَلَيْهَا رَسُولَهُ وَالْمُؤْمِنِينَ وَإِنَّهَا لَنْ تَحِلَّ لأَحَدٍ كَانَ قَبْلِي وَإِنَّهَا أُحِلَّتْ لِي سَاعَةً مِنْ نَهَارٍ وَإِنَّهَا لَنْ تَحِلَّ لأَحَدٍ بَعْدِي فَلاَ يُنَفَّرُ صَيْدُهَا وَلاَ يُخْتَلَى شَوْكُهَا وَلاَ تَحِلُّ سَاقِطَتُهَا إِلاَّ لِمُنْشِدٍ وَمَنْ قُتِلَ لَهُ قَتِيلٌ فَهُوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ إِمَّا أَنْ يُفْدَى وَإِمَّا أَنْ يُقْتَلَ " . فَقَالَ الْعَبَّاسُ إِلاَّ الإِذْخِرَ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَإِنَّا نَجْعَلُهُ فِي قُبُورِنَا وَبُيُوتِنَا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِلاَّ الإِذْخِرَ " . فَقَامَ أَبُو شَاهٍ رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ الْيَمَنِ فَقَالَ اكْتُبُوا لِي يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اكْتُبُوا لأَبِي شَاهٍ " . قَالَ الْوَلِيدُ فَقُلْتُ لِلأَوْزَاعِيِّ مَا قَوْلُهُ اكْتُبُوا لِي يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ هَذِهِ الْخُطْبَةَ الَّتِي سَمِعَهَا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1355 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü