Alıcı ile satıcı, ayrılmadıkça ya da seçmedikçe muhayyerdirler.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1245, Kitap 14, Hadis 45
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: “Alıcı ile satıcı, ayrılmadıkça ya da (akdi kesinleştirmeyi) seçmedikçe muhayyerdirler.” (Nâfi') dedi ki: İbn Ömer, oturduğu hâlde bir şey satın aldığında, satış kendisi için kesinleşsin diye kalkardı.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ebû Berze'den, Hakîm b. Hizâm'dan, Abdullah b. Abbâs'tan, Abdullah b. Amr'dan, Semüre'den ve Ebû Hüreyre'den de rivayet vardır.

Ebû Îsâ dedi ki: İbn Ömer hadisi hasen sahihtir. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından ve başkalarından bazı ilim ehli buna göre amel eder; Şâfiî, Ahmed ve İshâk'ın görüşü budur. Bunlar, “Ayrılık bedenlerle olur, sözle değil” demişlerdir. Bazı ilim ehli ise Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) “ayrılmadıkça” sözünün sözle ayrılık anlamına geldiğini söylemiştir. Birinci görüş daha sahihtir; çünkü bunu Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet eden İbn Ömer'dir ve o, rivayet ettiğinin anlamını daha iyi bilir. Ondan rivayet edildiğine göre o, satışı kesinleştirmek istediğinde, kesinleşsin diye yürüyüp giderdi. Ebû Berze el-Eslemî'den de böyle rivayet edilmiştir.

Câmiu't-Tirmizî 1245, Kitap 14, Hadis 45

Arapça metin
حَدَّثَنَا وَاصِلُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى الْكُوفِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا أَوْ يَخْتَارَا " . قَالَ فَكَانَ ابْنُ عُمَرَ إِذَا ابْتَاعَ بَيْعًا وَهُوَ قَاعِدٌ قَامَ لِيَجِبَ لَهُ الْبَيْعُ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَفِي الْبَاب عَنْ أَبِي بَرْزَةَ وَحَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو وَسَمُرَةَ وَأَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ ابْنِ عُمَرَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ بَعْضِ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَغَيْرِهِمْ وَهُوَ قَوْلُ الشَّافِعِيِّ وَأَحْمَدَ وَإِسْحَقَ وَقَالُوا الْفُرْقَةُ بِالْأَبْدَانِ لَا بِالْكَلَامِ وَقَدْ قَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ مَعْنَى قَوْلِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا يَعْنِي الْفُرْقَةَ بِالْكَلَامِ وَالْقَوْلُ الْأَوَّلُ أَصَحُّ لِأَنَّ ابْنَ عُمَرَ هُوَ رَوَى عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَعْنَى مَا رَوَى وَرُوِيَ عَنْهُ أَنَّهُ كَانَ إِذَا أَرَادَ أَنْ يُوجِبَ الْبَيْعَ مَشَى لِيَجِبَ لَهُ وَهَكَذَا رُوِيَ عَنْ أَبِي بَرْزَةَ الْأَسْلَمِيِّ

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1245 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü