Doğru söyler ve açıklarlarsa alışverişleri bereketli olur; gizler ve yalan söylerlerse bereketi silinir.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1246, Kitap 14, Hadis 46
Sahih
Türkçe meal

Hakîm b. Hizâm (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Alıcı ile satıcı ayrılmadıkça muhayyerdirler. Eğer doğru söyler ve (kusuru) açıklarlarsa alışverişleri kendilerine bereketli kılınır; gizler ve yalan söylerlerse alışverişlerinin bereketi silinir.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis sahihtir. Ebû Berze el-Eslemî'den de böyle rivayet edilmiştir: İki adam alışveriş yaptıktan sonra bir at hakkında onun huzurunda davalaştılar; bir gemide bulunuyorlardı. (Ebû Berze), “Sizin ayrıldığınızı görmüyorum. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) da ‘Alıcı ile satıcı ayrılmadıkça muhayyerdirler’ buyurmuştur” dedi. Kûfelilerden ve başkalarından bazı ilim ehli, ayrılığın sözle olduğu görüşüne gitmiştir; Süfyân es-Sevrî'nin görüşü budur, Mâlik b. Enes'ten de böyle rivayet edilmiştir. İbnü'l-Mübârek'in ise “Bu konuda Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) gelen hadis sahih iken onu nasıl reddederim?” dediği ve bu görüşü güçlendirdiği rivayet edilmiştir. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) “Ancak muhayyerlik şartlı satış başka” sözünün anlamı şudur: Satıcı, satışı kesinleştirdikten sonra alıcıyı muhayyer bırakır; onu muhayyer bırakır da alıcı satışı seçerse, ayrılmamış olsalar bile artık satışı feshetme hakkı kalmaz. Şâfiî ve başkaları bunu böyle tefsir etmiştir. Ayrılığın sözle değil bedenlerle olduğunu söyleyenlerin görüşünü güçlendiren şeylerden biri de Abdullah b. Amr'ın Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet ettiği hadistir.

Câmiu't-Tirmizî 1246, Kitap 14, Hadis 46

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ صَالِحٍ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا فَإِنْ صَدَقَا وَبَيَّنَا بُورِكَ لَهُمَا فِي بَيْعِهِمَا وَإِنْ كَتَمَا وَكَذَبَا مُحِقَتْ بَرَكَةُ بَيْعِهِمَا " . هَذَا حَدِيثٌ صَحِيحٌ . وَهَكَذَا رُوِيَ عَنْ أَبِي بَرْزَةَ الأَسْلَمِيِّ أَنَّ رَجُلَيْنِ اخْتَصَمَا إِلَيْهِ فِي فَرَسٍ بَعْدَ مَا تَبَايَعَا . وَكَانُوا فِي سَفِينَةٍ فَقَالَ لاَ أَرَاكُمَا افْتَرَقْتُمَا وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا " . وَقَدْ ذَهَبَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَهْلِ الْكُوفَةِ وَغَيْرِهِمْ إِلَى أَنَّ الْفُرْقَةَ بِالْكَلاَمِ وَهُوَ قَوْلُ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ وَهَكَذَا رُوِيَ عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ . وَرُوِيَ عَنِ ابْنِ الْمُبَارَكِ أَنَّهُ قَالَ كَيْفَ أَرُدُّ هَذَا وَالْحَدِيثُ فِيهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم صَحِيحٌ . وَقَوَّى هَذَا الْمَذْهَبَ . وَمَعْنَى قَوْلِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ " . مَعْنَاهُ أَنْ يُخَيِّرَ الْبَائِعُ الْمُشْتَرِيَ بَعْدَ إِيجَابِ الْبَيْعِ فَإِذَا خَيَّرَهُ فَاخْتَارَ الْبَيْعَ فَلَيْسَ لَهُ خِيَارٌ بَعْدَ ذَلِكَ فِي فَسْخِ الْبَيْعِ وَإِنْ لَمْ يَتَفَرَّقَا . هَكَذَا فَسَّرَهُ الشَّافِعِيُّ وَغَيْرُهُ . وَمِمَّا يُقَوِّي قَوْلَ مَنْ يَقُولُ الْفُرْقَةُ بِالأَبْدَانِ لاَ بِالْكَلاَمِ حَدِيثُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1246 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü