Abdullah b. Mes'ûd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim bir Müslüman kimsenin malını koparıp almak için, yalancı olduğu hâlde yemin ederse, Allah'a, O kendisine gazaplı olduğu hâlde kavuşur.” Bunun üzerine Eş'as b. Kays şöyle dedi: Vallahi bu benim hakkımdadır. Benimle Yahudilerden bir adam arasında bir arazi vardı; o benim hakkımı inkâr etti. Onu Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) götürdüm. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana, “Delilin var mı?” buyurdu. “Hayır” dedim. Yahudiye, “Yemin et” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! O zaman yemin eder ve malımı alıp gider” dedim. Bunun üzerine Allah Teâlâ, “Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedele satanlar...” (Âl-i İmrân 3/77) âyetini sonuna kadar indirdi.
Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Vâil b. Hucr'dan, Ebû Mûsâ'dan, Ebû Ümâme b. Sa'lebe el-Ensârî'den ve İmrân b. Husayn'dan da rivayet vardır. İbn Mes'ûd'un hadisi hasen sahihtir.
Câmiu't-Tirmizî 1269, Kitap 14, Hadis 71