Bir Müslümanın malını koparmak için yalan yere yemin eden, Allah'a O ona gazaplıyken kavuşur.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1269, Kitap 14, Hadis 71
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Mes'ûd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim bir Müslüman kimsenin malını koparıp almak için, yalancı olduğu hâlde yemin ederse, Allah'a, O kendisine gazaplı olduğu hâlde kavuşur.” Bunun üzerine Eş'as b. Kays şöyle dedi: Vallahi bu benim hakkımdadır. Benimle Yahudilerden bir adam arasında bir arazi vardı; o benim hakkımı inkâr etti. Onu Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) götürdüm. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana, “Delilin var mı?” buyurdu. “Hayır” dedim. Yahudiye, “Yemin et” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! O zaman yemin eder ve malımı alıp gider” dedim. Bunun üzerine Allah Teâlâ, “Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedele satanlar...” (Âl-i İmrân 3/77) âyetini sonuna kadar indirdi.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Vâil b. Hucr'dan, Ebû Mûsâ'dan, Ebû Ümâme b. Sa'lebe el-Ensârî'den ve İmrân b. Husayn'dan da rivayet vardır. İbn Mes'ûd'un hadisi hasen sahihtir.

Câmiu't-Tirmizî 1269, Kitap 14, Hadis 71

Arapça metin
حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ حَلَفَ عَلَى يَمِينٍ وَهُوَ فِيهَا فَاجِرٌ لِيَقْتَطِعَ بِهَا مَالَ امْرِئٍ مُسْلِمٍ لَقِيَ اللَّهَ وَهُوَ عَلَيْهِ غَضْبَانُ " . فَقَالَ الأَشْعَثُ بْنُ قَيْسٍ فِيَّ وَاللَّهِ لَقَدْ كَانَ ذَلِكَ كَانَ بَيْنِي وَبَيْنَ رَجُلٍ مِنَ الْيَهُودِ أَرْضٌ فَجَحَدَنِي فَقَدَّمْتُهُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَلَكَ بَيِّنَةٌ " . قُلْتُ لاَ . فَقَالَ لِلْيَهُودِيِّ " احْلِفْ " . فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِذًا يَحْلِفَ فَيَذْهَبَ بِمَالِي . فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى: (إِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللَّهِ وَأَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَلِيلاً ) . إِلَى آخِرِ الآيَةِ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَفِي الْبَابِ عَنْ وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ وَأَبِي مُوسَى وَأَبِي أُمَامَةَ بْنِ ثَعْلَبَةَ الأَنْصَارِيِّ وَعِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ . وَحَدِيثُ ابْنِ مَسْعُودٍ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1269 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü