Ebû Bekir zamanında Kur'ân'ın toplanması: Berâe sûresinin sonunu Huzeyme b. Sâbit'in yanında buldum

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3103, Kitap 47, Hadis 155
Sahih
Türkçe meal

Zeyd b. Sâbit (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Yemâme ehlinin öldürüldüğü sırada Ebû Bekir es-Sıddîk bana haber gönderdi. Bir de baktım ki Ömer b. el-Hattâb onun yanında. (Ebû Bekir) şöyle dedi: “Ömer b. el-Hattâb bana gelip şöyle dedi: 'Yemâme günü ölüm Kur'ân kurrâsı arasında çok şiddetlendi. Ölümün bütün savaş yerlerinde kurrâ arasında şiddetlenmesinden ve böylece Kur'ân'ın çoğunun gitmesinden korkuyorum. Kur'ân'ın toplanmasını emretmeni uygun görüyorum.'” Ebû Bekir, Ömer'e “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yapmadığı bir şeyi nasıl yaparım?” dedi. Ömer “Allah'a yemin ederim ki bu hayırdır.” dedi. Bu konuda bana dönüp durdu; nihayet Allah, Ömer'in göğsünü açtığı şeye benim de göğsümü açtı ve onun gördüğünü ben de gördüm. Zeyd dedi ki: Ebû Bekir şöyle dedi: “Sen akıllı bir gençsin, seni (hiçbir şeyle) itham etmeyiz. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) için vahiy yazıyordun. Kur'ân'ı araştırıp (topla).” (Zeyd) dedi ki: Allah'a yemin ederim, bana dağlardan bir dağı taşımayı yükleselerdi, bu bana ondan daha ağır gelmezdi. “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yapmadığı bir şeyi nasıl yaparsınız?” dedim. Ebû Bekir “Allah'a yemin ederim ki bu hayırdır.” dedi. Ebû Bekir ve Ömer bu konuda bana dönüp durdular; nihayet Allah, onların, Ebû Bekir ile Ömer'in göğsünü açtığı şeye benim de göğsümü açtı. Kur'ân'ı araştırıp deri parçalarından, hurma dallarından, likhâftan —yani ince taşlardan— ve adamların göğüslerinden topladım. Berâe sûresinin sonunu Huzeyme b. Sâbit'in yanında buldum: “Andolsun size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir; size çok düşkündür, mü'minlere karşı çok şefkatli, çok merhametlidir. Eğer yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben yalnız O'na tevekkül ettim. O, büyük Arş'ın Rabbidir.” (Tevbe 9/128-129)

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.

Câmiu't-Tirmizî 3103, Kitap 47, Hadis 155

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ السَّبَّاقِ، أَنَّ زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ، حَدَّثَهُ قَالَ بَعَثَ إِلَىَّ أَبُو بَكْرٍ الصِّدِّيقُ مَقْتَلَ أَهْلِ الْيَمَامَةِ فَإِذَا عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ عِنْدَهُ فَقَالَ إِنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ قَدْ أَتَانِي فَقَالَ إِنَّ الْقَتْلَ قَدِ اسْتَحَرَّ بِقُرَّاءِ الْقُرْآنِ يَوْمَ الْيَمَامَةِ وَإِنِّي لأَخْشَى أَنْ يَسْتَحِرَّ الْقَتْلُ بِالْقُرَّاءِ فِي الْمَوَاطِنِ كُلِّهَا فَيَذْهَبَ قُرْآنٌ كَثِيرٌ وَإِنِّي أَرَى أَنْ تَأْمُرَ بِجَمْعِ الْقُرْآنِ . قَالَ أَبُو بَكْرٍ لِعُمَرَ كَيْفَ أَفْعَلُ شَيْئًا لَمْ يَفْعَلْهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ عُمَرُ هُوَ وَاللَّهِ خَيْرٌ فَلَمْ يَزَلْ يُرَاجِعُنِي فِي ذَلِكَ حَتَّى شَرَحَ اللَّهُ صَدْرِي لِلَّذِي شَرَحَ لَهُ صَدْرَ عُمَرَ وَرَأَيْتُ فِيهِ الَّذِي رَأَى قَالَ زَيْدٌ قَالَ أَبُو بَكْرٍ إِنَّكَ شَابٌّ عَاقِلٌ لاَ نَتَّهِمُكَ قَدْ كُنْتَ تَكْتُبُ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْوَحْىَ فَتَتَبَّعِ الْقُرْآنَ . قَالَ فَوَاللَّهِ لَوْ كَلَّفُونِي نَقْلَ جَبَلٍ مِنَ الْجِبَالِ مَا كَانَ أَثْقَلَ عَلَىَّ مِنْ ذَلِكَ قَالَ قُلْتُ كَيْفَ تَفْعَلُونَ شَيْئًا لَمْ يَفْعَلْهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ هُوَ وَاللَّهِ خَيْرٌ . فَلَمْ يَزَلْ يُرَاجِعُنِي فِي ذَلِكَ أَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ حَتَّى شَرَحَ اللَّهُ صَدْرِي لِلَّذِي شَرَحَ صَدْرَهُمَا صَدْرَ أَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ فَتَتَبَّعْتُ الْقُرْآنَ أَجْمَعُهُ مِنَ الرِّقَاعِ وَالْعُسُبِ وَاللِّخَافِ يَعْنِي الْحِجَارَةَ الرِّقَاقَ وَصُدُورِ الرِّجَالِ فَوَجَدْتُ آخِرَ سُورَةِ بَرَاءَةَ مَعَ خُزَيْمَةَ بْنِ ثَابِتٍ : ( قَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ * فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ ) . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3103 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü